Ne yani, Antalya limanına sıkışıyor muyuz?

Selim Kabartay

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemdeki açıklamalarına muhalefet partilerinden pek “çıt” çıkmıyor?

Mesela, ortaya çıkıp, “Arkadaş, sen daha düne kadar esip savuruyordun, Amerika ile Avrupa bir numaralı düşmandı, birden ne oldu da, Türkiye’nin geleceğinin yalnız ve yalnız BATI İTTİFAKI” içinde olduğunu söylüyor, Avrupa ile ortak masada buluşmaya çalışıyorsun” diyen yok…

Bence muhalefet endişeli… Erdoğan’ın büyük bir U-dönüşle ABD ve AB ile mutabakata varmasından rahatsız oluyorlar, çünkü o tarlada çok ektikleri var ve Erdoğan ile anlaşan bir Atlantik ittifakının kendilerine bekledikleri ve alıştıkları desteği sağlamayacağını düşünüyorlar.

Ne demişti, dönemin anlı-şanlı Ankara Valisi, Tandoğan karşısındaki Nazım Hikmet’?: Ne komünizminden söz ediyorsun, eğr bu memlekete gerekirse biz zaten bunu yaparız, sana ne?..

Ya Erdoğan, sırtını ABD-AB’ye dayamış siyasi hareketlerin liderlerine, “Eğer bunlarla birlikte bu ülke yönetilecekse, size gerek yok, ben yaparım” derse ne olacak?

Olacağını söyleyeyim, böyle bir durumda 15 Temmuz 2016’da emperyalizmin FETÖ üzerinden Türkiye’ye karşı gerçekleştirdiği işgal amaçlı kanlı saldırıya direnmiş Türk milleti bir kez daha emperyalist vesayetin altına girmiş olacak…

Kötü bir dönem, muhalefet oyunu emperyalist trans-Atlantik ittifak ile oynamaya çalışırken, bir de mevcut siyasi otoritenin benzer manevralarıyla karşılaşıyoruz…

Washington benzerini Rusya veya İran’a uyguladığı yaptırımlar ile karşımıza dikilmiş, Ankara’dan, “Türk-Amerikan ilişkilerinin derinliği vardır, bir uzlaşma zemini doğacağına inanıyoruz” açıklamaları geliyor…

Avrupa Birliği Yunan-Rum’u korumak amaçlı Türkiye’ye karşı havuç-sopa politikasını devreye sokmuş, Ankara, “geleceğimizi Avrupa’da görüyoruz” açıklamasını yapıyor…

Sorulmayan tek soru var: Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa devletleri, geleceklerinde Türkiye ile buluşmayı arzu ediyorlar mı?

Etmedikleri açık. Onlar yalnız kontrol ettikleri bir Türkiye ile yaşamayı tercih ediyorlar, o kadar…

Resim

Şu gördüğünüz, Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’e dönük son NAVTEX açıklamasının haritasıdır… Belli ki Avrupa Birliği’nin baskısı sonucu Sisam Adası’nın batısına geçmeye pek niyetimiz yok, bu sıralar Antalya limanı ile yetineceğiz.

Kafama takılan bunu için neden Navtex ilan ettiğimiz ve Enerji Bakanı’nın da Oruç Reis yeni görev alanına intikal ediyor yolunda tuhaf açıklamalar yaptığıdır… Bu haritaya göre, Oruç Reis Antalya limanında çalışacak ama, Türk kamuoyuna verilen mesaj, “Doğu Akdeniz’e açıldık” yönünde…

“Yalan” kavramını yumuşatarak nasıl anlatabilirsin, Abidin, resmini yap bari” demez mi insan…

İlan edilen NAVTEX’in manası şu, herkes bilsin: Türkiye, ABD ve AB’ye, önümüzdeki altı ay Doğu Akdeniz’de sorun çıkartmayacağını gösteriyor.

Ne demişti İsmet Paşa?…

“Müzakere başladığı anda savaş kaybedilmiş demektir…”