Yeniden suikastler dönemi başlar mı?

Ardan ZENTÜRK

TV 8 stüdyosunda buluştuğumuzda, bu memleketin dürüst evladı Hrant Dink’i menfur bir saldırı sonucu kaybetmemizden az sonraydı… Yanımda Nazlı Ilıcak karşımda Nedim Şener oturuyordu, Haber Aktif programının moderatörlüğünü Gökmen Karadağ yapıyor, daimi danışman olarak da Haluk Şahin bulunuyordu…

Siyasi suikastlerden söz ederken, kısaca şunu söyledim: 12 Eylül 1980 darbesine nasıl yürüdüğümüzü biliyoruz, devamında da yaşanılanları da… Uğur Mumcu, Hrant Dink tarzı suikastlar esas olarak bu ülkede darbe habercisidir, faili meçhul veya sanığı bir türlü kamuoyunu tatmin tüm suikastların devamı darbe olmuştur…

Nedim Şener’le ne zaman karşılaşsak, bu sözlerimi hatırlatır bana…

Hrant Dink’in FETÖ’nün devletin içindeki elemanları tarafından öldürtülmesinden sonra bu ülkenin önce BALYOZ-ERGENEKON KUMPASLARINI, ardından 17-25 ARALIK SİVİL GÖRÜNÜMLÜ DARBE GİRİŞİMİNİ, nihayetinde 15 TEMMUZ İŞGAL AMAÇLI ASKERİ SALDIRISINI yaşamış olması, aslında sözlerimi haklı çıkartıyor…

24 Ocak 1993 günü öldürülen Uğur Mumcu’nun katlinden sonra yaşanılanlar da… Devamında Eşref Bitlis’in öldürüldüğü, Turgut Özal’ın bugün de tartışılan ölümünün yaşandığı, Madımak Katliamı, Başbağlar Katliamı gibi ilerleyen yıllara yön veren kırılmaların yaşandığı bir yıl olmuştu 1993…

Siyaset biliminin 1993 yılını, “DARBE YILI” olarak tanımlayarak detayları üzerinde araştırmalara yapması gerektiğine her zaman inanmışımdır…

EMPERYALİZM YENİ SALDIRILARA HAZIRLANIYOR…

Amerikan emperyalizminin kendisi açısından hayli hassas bir alanda, Ortadoğu-Kuzey Afrika-Balkanlar-Kafkasya dörtgeninde sıkıştığı, eski başkan Trump döneminde özellikle Rusya’nın bu alanda yapmış olduğu atakları geriye çevirme telaşı yaşadığı bir dönemden geçiyoruz.

Amerika açısından kilitlenmenin adı, Türkiye’dir…

Milletin, siyasi liderliğin de kararlı duruşuyla 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ’cü askerler üzerinden planlanmış emperyalist işgal amaçlı saldırıyı püskürtmüş olması, bu kilitlenmenin ana zeminidir.

TÜRKİYE, FETÖ DARBESİ ÜZERİNDEN KONTROL ALTINA ALINAMAMIŞTIR, EKONOMİK KUŞATMA İLE İSTENİLEN HİZAYA GETİRİLEMEMİŞTİR, EMPERYALİZM, “TÜRKİYE’Yİ TAHRİP PLANINI” DEVREYE SOKMAYA HAZIRLANMAKTADIR…

Yakın geçmişin FETÖ hoparlörü olan akademisyenleri-yazarları ne diyordu: Türkiye’nin yeniden rotasını bulması için (burada kast edilen Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi emperyalistin uydu devleti olma hali) bir İÇSAVAŞ YIKIMI yaşaması gerekebilir…

ABD’de Joe Biden yönetiminin işbaşı yapmasıyla saldırı riski yüksek bir döneme de adım atmış oluyoruz.

Amerikan yönetiminin Rusya ile sürdüreceği yeni mücadelede ve İsrail’in Arap rejimleriyle birlikte CENTCOM bünyesinde oluşturacağı İsrail-Arap NATOSU’nda bağlantı noktası olacak (şu an bu görevi üstlenmiş Yunanistan beklenileni veremiyor) sırtını yaslayacak kadar güvenmesi gereken bir Türkiye’ye ihtiyacı var…

Bu, Rusya’dan aldığı S-400’lerin sayısını ikiye çıkarmayı düşünen ve İsrail7in Ortadoğu’da kazandığı geniş manevra alanının kuzey hattını kapatan bir Türkiye değil…

Amerikan-Siyonist ittifakın planı açıktır:

  1. Türkiye ile soğuk ilişki, ekonomik kuşatma, ülkenin sosyo-ekonomik yapısında erimeyi hızlandırma, sosyal huzursuzluğun siyasete yansımasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması
  2. Sosyal huzursuzluğun ekonomik kuşatma sonucu artmasıyla birlikte sosyal medyada zaten sürdürülen ve hayli de yol alınan “derin kutuplaşma/kapanmayan fay hatlarını” sokağa taşımak için kanaat önderlerine dönük suikastlerin başlatılması…

Amerika’nın bu konuda, zaten kontrolündeki PKK-DHKP/C gibi terör örgütleri veya “uyuyan hücre” konumuna geçmiş FETÖ’cü eski asker veya polis unsurlardan yeteri kadar elemanı olduğunu söylemeliyiz…

Hedef alınacak kanaat önderlerinin hangi kanattan olduğunun çok önemli değildir, aksine bütün kanatlardan insanların hedef alınarak farklı kesimlerin ayaklanmasının ve sokakta karşılaşmasının sağlanması esas amaçtır. (Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra “derin devlet” sloganlarıyla ortalığa dökülen ve kendilerine HRANT’IN ARKADAŞI adını veren hayli kalabalık bir grup aydının(!) Nedim Şener cinayetin FETÖ unsurlar tarafından planlanıp uygulandığını ispatlayınca nasıl ortadan kaybolduklarını hatırlayın.)

Emperyalizmin Türkiye konusunda ne 2023’e kadar vakti var, ne de bir seçim sonrasında ülke siyasetinde radikal bir değişim olacağına dönük bir beklentisi…

Biz bunu 90’lı yılların başlarında da yaşamıştık: KAN DÖKECEK!..

HAKAN FİDAN ve vatansever istihbarat kadrolarının çok yoğun mesaisine ihtiyaç duyacağımız bir döneme girdiğimiz açıktır…