YA, İSRAİL’LE O MASAYA OTURMUŞ OLSAYDIK?..

Ardan ZENTÜRK

Faşizmin ağır saldırısıyla karşılaşan Filistin halkının direniş alanlarından, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönük sloganlar ve çağrılar yükseliyor.

Filistin halkı, İsrail saldırıları karşısında onları yalnız bırakmayan ve bu siyaseti nedeniyle de kaldırılması çok zor saldırılar ile karşılaşmayı göze almış Erdoğan’a olan güvenlerini bir kez daha tekrarlıyorlar…

İsrail polisinin Mescid-i Aksa saldırısından sonra “Arap rejimlerinden” gelen kınamaların bir anlamı olmadığını, bütün o açıklamaların “günü kurtarma” amaçlı yapıldığını öncelikle Filistinliler biliyor. Kimin bu konuda samimi olduğunu da…

The plots and perils of the two Gulf crown princes

Donald Trump döneminde, “Siyonist damat” Jared Kushner ile ortaklık kurup, ürettikleri –sözde- barış planı ile Doğu Kudüs’ün Yahudi fanatizmine peşkeş çekilmesinin kapısını aralamış Suudi Arabistan Veliaht Prensi “testere” Muhammed bin Selman (MBS) ile BAE’li mevkitaşı, Muhammed bin Zayed (MBZ) İsrail’i kınasa ne olur, kınamasa ne olur…

Filistinli başta, hepimiz biliyoruz, olaylar biraz yatıştıktan sonra Amerikan emperyalizminin bölgedeki sadık adamları olarak gereğini yapacak ve Siyonist saldırıyı meşru bir hareket olarak kabullenip, ceplerini doldurmaya bakacaklardır…

Mısır da öyle…

Kahire’de Cemal Abdülnasır değil, Abdülfettah el Sisi oturuyor… Biri Arap milliyetçiliğin güçlü bayraktarıydı, diğeri, Siyonizmin emriyle kendi milletine silah çekmiş, emperyalizm kendisine ne dese ona göre davranan bir darbeci…

Hepimiz yaşıyoruz… Bu “rejimlere” İsrail’in bayrağındaki Davut Yıldızı yeterli gelmiyor, bir başka mavi-beyaz bayrak, Yunan’ın Haç’ının da yanına bayraklarını dikmeye pek meraklılar…

Filistin, hatta Mescid-i Aksa için İsrail ile çatışmayı göze alacaklarını mı sanıyorsunuz, geçiniz, şu anda, dünyanın en güçlü ordularından birinin karşısına elindeki taşla dikilmiş şerefli Filistin gençliğinin duruşundan utanıyorlar, o kadar…

YALNIZ DEĞİLİZ, MASALARDAN UZAK DURUN…

Türkiye’nin izlediği politikalar nedeniyle “yalnızlığa” itildiğini söyleyenler emperyalist sözcüleridir, yalnız değiliz, aksine, Müslüman coğrafya halklarının sırtını Türkiye’ye, yüzünü Kıble’ye dönmesiyle giderek kalabalıklaşarak büyüyoruz…

Filistin topraklarından yükselen Türkiye sesi bunun bir bölümüdür, Myanmar’dan Dağlık Karabağ’a, İdlib’den Trablus’a, çok geniş bir coğrafyanın halkları siyonizme satılmış rejimler ne yaparsa yapsın, Türkiye’nin ne olduğunu bilerek yaşıyorlar.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de rahatlaması için İsrail ve Mısır’la masaya oturması gerektiğinin tam-tamlarını çalanların Türkiye, özellikle de 2009 Ocak ayında Davos’taki “one munite” çıkışıyla dünya liderliğinin merdivenlerini çıkmaa başlamış Erdoğan’a nasıl bir tuzak kurduklarını görüyor musunuz?

Mısır’la uzlaşma uğruna, İstanbul’dan yayın yapan demokrasi ve direniş TV’lerinin yayınlarının kontrol altına alınmasının Arap coğrafyasının çok geniş bir alanında nasıl büyük bir endişe, hatta hayal kırıklığını ortaya çıkardığını gördüğüm için “Mısır’la masaya oturmayın, yaptığımız herşeyi kaybederiz” diye uyarmak zorunda kaldım.

Şimdi, asıl kritik soruya geçiyorum: Ya, İsrail muhiplerinin söylediklerini uygulayıp, bu ırkçı devletle yeni bir sayfa açmak için adımlar atmış olsaydık, Mescid-i Aksa baskını karşısında ne yapacaktık? Daha da önemlisi, acaba o koşullarda, direnen Filistin halkı, Türkiye ve Erdoğan sloganlarını atacaklar mıydı? Hayır.

MESCİD-İ AKSA’DA BUGÜN TÜRKİYE VE ERDOĞAN SLOGANLARI YÜKSELİYORSA İSRAİL İLE MASAYA OTURMADIĞIMIZ İÇİNDİR

Çünkü, Müslüman coğrafyanın genç kuşakları açısından Mısır’la veya İsrail ile uzlaşmaya çalışan bir Türkiye’nin Suudi Arabistan veya BAE’den ne farkı kalır? Böyle bir gelişme karşısında Arap özgürlük ve devrim hareketlerini, Türkiye’nin çekilmesiyle doğacak boşlukta İran’ın doldurması halinde birbirimizin yüzüne nasıl bakarız?

Filistin’in sesi umarım Ankara’ya ulaşmıştır…

O ses bize, tarihimizde olmadığımız kadar kalabalık olduğumu bir kez daha hatırlatıyor…

Ricam, o telefonlar ve görüşme masalarından bir süre daha uzak durmanızdır…