TÜRKİYE AFGANİSTAN’DA KALMALIDIR…

Ardan ZENTÜRK

“Afganistan ile ilgili ABD’lilerle görüşüyoruz. Salı günü NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda konuştuk, ABD’liler ile heyetler arasında konuşuluyor. Bizim şartlara bağlı olarak Afganistan’da kalma niyetimiz var. Şartlarımız nedir? Siyasi, mali ve lojistik destek. Bunlar yapıldığı takdirde biz Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nda kalabiliriz. Şartlarımızla ilgili cevabı bekliyoruz. Bununla birlikte Afgan halkı bizim kardeşimiz. Hedef Afganistan’da sulhu, sükûnu sağlamak. Bizim tarihi kardeşliğimiz var. Afgan halkı istediği müddetçe Afganistan’da kalabilmek, yardımcı olabilmek istiyoruz.”

Bu sözler, Hürriyet’ten Fatih Çekirge ile konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a ait. ( https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fatih-cekirge/bakan-akar-ataturkculugumuzu-sorgulamak-kimsenin-haddi-degildir-41826541 )

Amerikan ordusunun anlamlı bir tarih olarak belirlenen 11.Eylül.2021 son tarihli (El-Kaide’nin New York ve Washington’a dönük ünlü terör saldırılarının yıldönümü) geri çekilme takvimi sürüyor. Böylece Amerika Birleşik Devletleri, tarihinin en uzun süreli savaşından kurtulmanın hesabını yapıyor.

Türkiye, 2001 tarihli Bonn Anlaşması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları çerçevesinde diğer NATO müttefikleriyle birlikte 2002’den bu yana Afganistan…

Mehmetçik, yaklaşık 20 yıldır yabancı askerlerin görev yaptığı bu muhafazakar Müslüman ülkede, halk tarafından ayrı tutulan, sevilen ve sahip çıkılan bir kimlik taşıyor.

2004 yılında o dönem STAR TV’de yayınlanan A/Z DOSYALAR programım için gittiğim başkent Kabil’de Mehmetçik ile birlikte devriye yapma onurunu yaşadım. Başka milletlerin askerlerinin zırhlı araçlar içinde neredeyse sadece gözlerinin gözüktüğü korkulu bir ortamda gerçekleştirdikleri bu görevi Mehmetçik, Kabil’in merkezinde yaya olarak yapıyordu!..

Türk askerini gören her yaş ve etnik gruptan Afgan halkının nasıl muhabbetle yaklaştığını, esnafın nasıl elindeki avucundakini Mehmetçik ile paylaşmaya çalıştığını bizzat yaşadım.

Afganistan’da bütün milletlerin askerleri “yabancıdır” yalnız Türk askeri “yerli” sayılır…

  • ESKİYE DAYANAN DOSTLUK…

Atatürk döneminde Afgan tahtına çıkan Nadir Şah, asker kökenli bir liderdi ve Türkiye’nin gerçekleştirmekte olduğu reformlardan derinden etkilenen dünya görüşüne sahipti…

Türkiye’ye yaptığı ziyaretten altı ay sonra tahtından indirilen kendisinden önceki kral Emanullah Han’ın yolundan ilerlemeyi tercih ediyordu.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 1930’larda şekillenen dış politikasında yer alan Türkiye-İran ve Türkiye-Afganistan ilişkilerinin sıcaklığı sanki, bugüne dönük Gazi’den mesaj gibidir.

Doğusunda İran-Pakistan-Afganistan hattında sorun birikmiş bir Türkiye, batısında da rahat edemez…

Mehmetçik, demokratik-laik bir devletin askeridir ve özellikle Afganistan gibi bir coğrafyadaki güçlü varlığı yalnız bölgesel değil, küresel istikrar açısından da önem taşır.

Hulusi Akar’ın sözlerinden yola çıkacak olursak, hükümetin Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı merkezli Afganistan’da kalma kararı doğru ve korunması gereken bir karardır.

  • PAKİSTAN İÇİN DE ÖNEMLİ…

Nükleer silah kapasitesine sahip tek Müslüman nüfuslu devlet olarak Pakistan’ın, yükselen Çin-ABD gerginliğinin kurbanı olmasını önleyecek güç Türkiye’dir, bu nedenle Afganistan’daki varlığımızın sürmesi İslamabad için de önemlidir.

Amerikan yönetimi, son dönemde sergilediği tutumla, Hindistan’ı, Çin Halk Cumhuriyeti’ne karşı “doğal ortak” olarak kullandığını gösterdi. Savunma Bakanı Lloyd Auistin Hindistan’a gitti, ikili askeri işbirliğinin detaylarını ele aldı ama, Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’daki işgaline karşı cephe ülkesi olan ve Sovyet askerinin güneye inmesini önleyen Pakistan gibi bir –eski- müttefikle konuşmadı.

ABD, Çin’le çatışma merkezli politikasının merkezine de Hindistan-Japonya ve Avustralya ile birlikte oluşturduğu “Dörtlü İttifakı” yerleştirmiş görünüyor. Bu stratejide Pakistan’a yer yok, aksine “müttefik” Hindistan kızmasın diye dışlanan bir Pakistan var.

Türkiye, Kurtuluş Savaşı’na altınlarıyla olağanüstü destek sağlayan Hind yarımadası Müslümanları’nın bugünkü bayraktarı, İmran Han’ın ülkesi Pakistan’ı, küresel bilek güreşlerinin arenasında yalnız bırakamaz.

Pakistan, “kardeş ülke” sıfatıyla her zaman güvenilir müttefik olacak.

Amerikan yönetiminin Türkiye ve Pakistan’a dönük soğuk politikalarının öne çıkması bir tesadüf olarak değerlendirilebilir mi, hayır.

İsrail merkezli güvenlik sistemi ile Batı’nın Türkiye ve Pakistan’ı benzer biçimde kuşatmaya çalıştığı dönem yaşıyoruz.

Kabil’de dalgalanmayı sürdürecek Türk bayrağı bu kuşatmaya önemli cevaptır.