DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKU: İNCİRLİK ÖNCEDEN KAPATILMALIYDI…

ARDAN ZENTÜRK

Bu yazıyı, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan nedeniyle beklenen –sözde- SOYKIRIM açıklaması öncesinde yazıyorum, nedeni, Türk-Amerikan ilişkisinin bu tür bir açıklamaya bağlanmasının ötesinde “DERİN KRİZ” yaşadığına inanmamdır.

Konuyu, kamuoyunun gündemine ısrarla getirdim; 15 TEMMUZ 2016 İŞGAL AMAÇLI KANLI SALDIRISI konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile TAM HESAPLAŞMA yaşanmadığı sürece, “PİŞKİN SÜPERGÜÇ” Türkiye’nin üzerine gelmeyi sürdürecektir.

Bakın, bu konuda, son yazılarımdan biri, 13 Haziran 2019’da, bu başlıkla STAR’da yayınlandı.

Şöyle demişiz:

Net söylüyorum:S-400 alımından vazgeçsek de, Amerikan Kongresi o uçakları bize vermeyecek… “S-400 almıyoruz, yollayın Patriotları” desek de o füze sistemi buraya asla gelmeyecek… İsrail, Suudi Arabistan ve Yunanistan Kongre’yi kuşatmış durumda… Demokrasinize silah çekmiş adamlarını nasıl koruyup kolladıklarını görmüyor musunuz?.. Irak-Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaşacak bir “PKK devleti” için neler yaptıklarını izlemiyor musunuz?.. Bitmedi, PKK’dan sonra Rum’un eline tutuşturacağı silahlarla gösteri yapmaya çalışıyor… Kripto FETÖ’cü, PKK için çalışan sözde siyasetçi ile bunların çanak yalayıcısı kalem erbabının bitinin kanlanması neden sanıyorsunuz, emperyalist sahip çıkıyor!.. Her istediklerini yapan bir hükümet iş başına gelse bile, Türk ekonomisini batırmadan durmayacaklar…Neden? 15 Temmuz’un intikamını almanın peşindeler, emperyalist, parasını, kanını ve itibarını yerde bırakmaz… Parasını çalmadık, kanını akıtmadık ama itibar gitti, bakın Venezuela’ya bile diş geçiremiyor artık. Bu nedenle… İstanbul ile çok uğraşıyorlar, ortalık bir sürü proje doldu, Ayasofya’yı cami olarak açın, cevap yerine ulaşsın, aynı gün İncirlik başta Amerikan askeri tesislerini de kapatın…

Bu yazıdan sonra Ayasofya’yı açtık ama İncirlik’i KAPATAMADIK…

Eğer, Biden, seçildikten sonra Erdoğan’la yaptığı ilk telefon görüşmesinde söylediği gibi, SOYKIRIM açıklamasını yaparsa, Türkiye’yi “KAYBEDİLEBİLİR MÜTTEFİK” olarak mı görüyor, yoksa, “NE YAPSAM KAYBETMEM” diye mi bakıyor?

Bu sorunun cevabını, Erdoğan-Bahçeli ikilisinin izleyeceği siyasi rota verecektir, çünkü ABD’nin endişe etmemesi için elinde, yeteri kadar yaşanmışlık birikti.

  • SIRTTAN BIÇAKLAMAYI İYİ BİLEN MÜTTEFİK(!)
  1. Yıllardır gözümüzün içine bakarak PKK-YPG’ye gelişmiş silah aktarıyor, mevcudu 60 bine ulaştığı ifade edilen Suriye’deki bir terör ordusunu eğitiyor-donatıyor,
  2. Suriye topraklarının üçte birinde PKK-YPG bayrağı altında yeni bir yönetim kuruyor, bölgedeki diğer Kürt unsurlar ve Irak Kürt Otonom Yönetimi arasında mekik diplomasisi uygulayarak “DEVLETLEŞTİRME SÜRECİ” uyguluyor,
  3. Kendi kurduğu bir CİA-Pentagon bağlantılı casusluk/milis yapılanması olduğu artık ortaya çıkan FETÖ’yü açıkça koruyor, kolluyor, bu örgütün ülke içinde yeniden yapılanmasının yolunu açıyor,
  4. Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması son örnektir, yıllardır, Türk polis teşkilatının tabanca almasına bile izin vermeyen SİLAH AMBARGOSU uyguluyor, bu ambargoyu RUSYA gibi alternatif kaynaklardan deldiğimiz anda YAPTIRIM UYGULUYOR
  5. 2018 Ağustos ayında, Türk ekonomisinin özellikle küresel finans oligarşisine bağımlılığı, borsa ve döviz piyasalarındaki kırılganlık nedeniyle EKONOMİK SALDIRI DÜZENLEMENİN KOLAY VE KARŞILIĞININ OLMADIĞINI anladı, EKONOMİK SALDIRI SANTAJINI PERVASIZ ŞEKİLDE UYGULUYOR.
  6. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “helal haklarının” Yunanistan-İsrail-Kıbrıs Rum hattında kurulan ittifakla yok edilmesini, bu “şer ittifakına” BAE, Mısır ve Suudi Arabistan’ın katılmasını DESTEKLİYOR.

Yukarıda belirttiğim 6 madde normalde DEVLETLER ARASINDA MÜTTEFİKLİK DEĞİL, SAVAŞ NEDENİDİR…

  • UZLAŞARAK DEĞİL, ÇATIŞARAK AYAKTA KALIRIZ…

Türkiye’nin kendisiyle masaya otursalar bile, uzlaşmayacakları çok belli, arkalarına aldıkları emperyalist güçlere dayanarak kendi taleplerini dayatacak İsrail, Mısır, BAE gibi ülkelerle “yumuşama” çabaları bir PANİK ATAK eseri midir, bilemiyoruz, zaman gösterecek…

Net olan gerçek, Yunanistan, İsrail, BAE gibi ülkelerle sürdürülecek diplomasinin BÜYÜK ZAMAN KAYBI ve TÜRKİYE’Yİ ACİZ DEVLET GÖSTEREN MANEVRALARA ÇANAK TUTAN kimlik taşıyacağı açıktır.

HATA, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE YOLUNDA  ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE VERİRKEN, UZLAŞMAYA AÇIK KİMLİK SERGİLEMEKTİR…

Türkiye’nin çevresine yerleştirilen kuşatma ile mücadelenin tek yönteminin KAOS YÜKSELTMEK ve asimetrik üstünlükle masaya oturmak olduğunu söylüyorum.

FETÖ-PKK KONUSUNDA AMERİKAN YÖNETİMİNDEN RİCACI OLMAK EMPERYALİZMİN SALDIRGAN KİMLİĞİNİN PERVASIZLIĞININ GÜÇLENMESİNE NEDEN OLDU…

Böyle…