DORMEN’den “Yaşlanmaya Vaktim Yok…”

Haldun Dormen’in yeni kitabı Yaşlanmaya Vaktim Yok, önceki biyografi niteliğindeki Anılar, Sürç-ü Lisan Ettikse, Antrakt, İkinci Perde ve Nerede Kalmıştık yapıtları gibi anılardan süzülenleri kapsıyor

Doksanı aşkın yaşında halen tiyatroda bu denli etkin olmasından büyük huzur duyan Haldun Dormen, kitabında; evde oturup “Çoluk çocuk beni ziyaret eder mi acaba?” diye kara kara düşümektense, vakit artık çok geç demeden ideallerinin peşinden giderek ve yaşam felsefesine “hiç vaktim yok” düşüncesini yerleştirmeye çalışarak tüm dünyanın daha aydınlık olacağını öne sürüyor.

Kitabın “Dadılar ve Yaşamıma Yön Veren” bölümünden de anlaşılacağı üzere aslında varlıklı bir ailede büyür Dormen. Ancak babasına Amerika’dan yolladığı ve kitabına tam metnini aldığı 20.05.1948 tarihli mektubunda şunları yazarak, ailesinin kimi direnç göstermelerine karşın tek ideali olan sanatla yaşamak için her türlü olanağı zorlar:

“… Baba ben kendimi hatırlayabileceğimden beri yalnız bir tek ideal için hayatımı düzenlemeyi düşünmüştüm. Bugün yirmi yaşıma bastım. Bu idealim değişmek şöyle dursun büsbütün sağlamlaşmış bir şekilde kafamda duruyor. Baba idealim Türkiye’de iyi ve kıymetli bir sinema sanayi kurabilmek için Amerika’daki Yale Üniversitesi’nin Dramatic Art kısmında üç senelik prodüktörlük tahsili yapmaktır. Yine hayal içinde yaşıyorsun diyeceksin. Hayır baba, hayal içerisinde değil, tam manasıyla hakikatlerle karşı karşıyayım…”

Amerika’da yerel ölçekte Saranac Lake Tiyatrosu’nu kurar. Ve Türkiye’de uzun soluklu Dormen Tiyatrosu bünyesinde, “Şahane Züğürtler”, “Sokak Kızı İrma” gibi önemli tiyatro ve müzikallerde oynar ve bunları yönetir. Sinemada ise az yapıt vermesine karşın, yönetmenliğini üstlendiği 1966 yapımı “Bozuk Düzen” filmiyle çeşitli ödüllere de uzanır. Yani Dormen, sanatla yaşar ve onunla yaş alır…

Dormen, Serezli, Kortay ve Keskin: Klibin Cumhurbaşkanlığı için çekildiğini  bilmiyorduk - Sputnik Türkiye

Dormen kitabının “Artık Aramızda Olmayanlar” bölümünde dostlarını sevgiyle anıyor. Erol Günaydın, Altan Erbulak, Yıldız Kenter, efsanevi programlarından olan “Kamera Arkası”nda birlikte çalıştığı Kemal Uzun, iyi oyuncu İsmet Ay gibi dostlarından kimi anılar demetini okuyucularına aktarıyor.