Çin’den uzay yarışında dev adım

Soğuk Savaş yıllarında ABD ve Sovyetler Birliği’nin (sonradan Rusya) gerisinde kalan ve aradaki farkı azaltmaya çalışan Çin Halk Cumhuriyeti, ay üzerinde yaptığı son çalışmayla uzay araştırmalarında öne çıkan üçüncü ülke oldu…

Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği’nin aralarındaki amansız rekabeti uzaya taşıdıkları yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti, kendi iç dengelerinin çalkantısındaydı, bu nedenle, iki süper gücün mücadelesini seyretmekle yetindi.

Sovyetler Birliği’nin Yuri Gagarin’i uzaya gönderdiği 1961 yılında hız kazanan Neil Armstrong’un 1969’da Amerikan bayrağını ay yüzeyine dikmesiyle zirve yapan bir mücadele sürecinde Çin geride kaldı.

Çin ekonomisinin yükselen bir ivme kazanmasıyla “askeri kimlik” taşıdığı bilenen uzay çalışmalarına milyarlarca Dolar ayırma şansı yakalayan Pekin, bugünlerde rakipleriyle arasını kapatan bir başarı öyküsünün de keyfini yaşıyor.

Çin uzay araştırmaları merkezi, artık, ABD ve Rusya’dan sonra aydan taş örneği taşıma başarısını göstermiş üçüncü merkez olma kimliğine kavuştu.

Eski bir Çin gökyüzü tanrıçasının adından esinlenen Chang’e 5 misyonu bu ülkenin aya indirdiği kapsülün topladığı toprak ve kaya örnekleriyle ayın yüzeyi ve özellikle volkanik hareketliliği hakkında önemli bilgiler taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.

Ayın yüzeyinden örnekleri toplayıp, başarıyla yörüngede kendisini bekleyen uzay aracına doğru havalanan kapsül, uzay çalışmaları tarihine Çin’in dünya dışı bir alana indikten sonra havalanabilen ilk uzay aracı olarak da geçmiş oldu.

Kapsül ay yörüngesinde kendisine bekleyen araca örnekleri aktaracak ve sonrasında ayrılacak, Chang’e 5 misyonu aracın örnekleri dünyaya ulaştırmasıyla hedefine ulaşmış olacak…

60’lı ve 70’li yılları uzay açısından suskun geçiren Çin’in artık uzay yarışındaki varlığı bu çalışmayla güçlenmiş olacak…