28 yaşındaki embriyodan doğum!..

Molly, bir embriyo olarak dondurulduğunda takvimler 1992 yılını gösteriyordu. Tam 28 yıl sonra kalabalık bir aile olmak isteyen 28 yaşındaki Tina’nın rahmine yerleştirildi ve Ocak 2020’de doğum gerçekleşti. Tina, aslında kendisiyle yaşıt bir embriyodan anne oldu…

İnsanlığın gezegendeki “doğal varlığı” açısından köklü değişimi sağlayabilecek gelişmenin ilk adımı atıldığında takvimler 14 Ekim 1992’yi gösteriyordu.

Barcelona’yı bir kent olarak dünyanın gündemine getiren yaz olimpiyat oyunları yapılalı bir kaç ay olmuş, Bill Clinton’un da başkan seçilmesine henüz bir kaç hafta vardı… İşte tam o gün, bir embriyo geleceğe saklanmak üzere donduruldu.

Takvimlerin Şubat 2020’yi gösterdiği gün aynı embriyo, yıllarca saklandığı bölümden alındı, eşi Ben ile birlikte kalabalık bir aile kurmak isteyen 28 yaşındaki Tina Gibson’un rahmine yerleştirildi. Tennessee’de yaşayan Amerikalı çift için heyecanlı bekleyiş başlamıştı, bilim insanları için de…

Mom Uses 27-Year-Old Embryo & Gives Birth to Healthy Baby Girl, Breaking  Records | CafeMom.com
Tina-Ben Gibson ailesi Ben’in yaşadığı genetik bir rahatsızlık nedeniyle dondurulmuş embriyo tekniği üzerinden ailelerini büyütüyor. Yeni doğan Molly’nin 1992’de birlikte dondurulan kardeşi Emma (fotoğrafta) da 2017 yılında aileye katılmıştı.

26 Ekim 2020 günü, 3.5 kilo ağırlığındaki kız bebek Molly dünyaya geldi. O, aynı zamanda, insanlık tarihinin en uzun süre dondurulmuş ve doğmu başarıyla sonuçlanmış embriyosu olarak da tarihe geçti. Dondurulduktan 28 yıl sonra dünyaya merhaba dedi…

Aslında bir önceki rekor da kardeşi Emma’ya aitti. İki embriyo aynı ana-babadan alınmıştı ve Emma, dondurulduktan 24 yıl sonra AYNI AİLEDE dünyaya gelmişti.

İki embriyo bağışlanmış varlıklar olarak aynı zamanda kardeş olarak kabul ediliyorlar. İkisinin öyküsü ise, önümüzdeki yüzyılların insanlığının şifrelerini oluşturacak. Geleceğin ailesi, kardeşlik kavramları ve genetik bağlar konusundaki çok karmaşık bir sürecin de başlangıç noktasını oluşturacak…

Bilim insanlarının bu örnekten yola çıkarak üzerinde durdukları ana konu, embriyo bağışı yapılan kurumların kayıtlarına dönük… Dondurulan embriyoların gerçek ana-babalarının kayıt altına alınmasının, gelecekte doğabilecek sorunları çözmede en önemli unsur olduğunda birleşen bilim insanları, “kardeşlik” kavramının embriyolar üzerinden sürdürülmesinin “akraba evliliklerinden doğabilecek sakatlıkları önlemede” çok önemli olduğunu da vurguluyorlar.

Uzun yıllar donmuş embriyoların yaşama katılmasındaki ilahiyat, etik, sosyal tartışmalar ise henüz yeni başlamış bulunuyor…