DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKTI: DEVLETTEN HAVA KORSANLIĞI…

Avrupa Birliği (AB) liderleri, NATO ve ABD, Yunanistan’dan Litvanya’ya giden Ryanair’e ait yolcu uçağının Belarus tarafından ‘bomba ihbarı’ iddiasıyla Minsk’e zorla indirilmesi ve uçaktaki muhalif gazeteci Roman Protasevich’in gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “uçak kaçırma” nitelemesini kullandı. Von der Leyen, paylaşımında “Belarus’un çirkin ve yasa dışı davranışının sonuçları olacağını” ifade etti. Von der Leyen, Ryanair uçağının kaçırılmasında parmağı olanların yaptırımlara tabii tutulması gerektiğini belirterek, tutuklu gazetecinin de derhal serbest bırakılmasını istedi.

Ursula von der Leyen
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen

Gazetecinin gözaltına alınmasını Belaruslu makamların tüm muhalif sesleri susturma çabasının bir örneği olarak nitelendiren AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell da 27 AB üyesi adına Protaseviç’in derhal salıverilmesini talep ettiklerini belirtti.

Belaruslu yetkililerin uçaktaki tüm yolcu ve mürettabatın güvenliğini tehlikeye attıklarını söyleyen Borrell, olaya yönelik uluslararası bir soruşturma başlatılması gerektiğini savundu.

AB devlet ve hükümet başkanları, konuyu Pazartesi günü Brüksel’de düzenlenecek özel zirvede ele alacak.

Almanya’dan Belarus’a yaptırım çağrısı

Litauen Flughafen Vilnius Protest Verhaftung Roman Protasevich

Olaya Alman siyasetçilerden de sert tepkiler geldi. Alman Yazı İşleri Ağı’na (RND) konuşan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin dış politika uzmanı Norbert Röttgen, “Gelen bilgilerin teyit edilmesi halinde, inanılmaz bir devlet teröründen söz edilebileceğini” ifade etti. Röttgen, olayın net sonuçları olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Hür Demokrat Parti’den de (FDP) Belarus’un ulusal havayolu şirketi Belavia’nın AB’ye inme hakkının alınması önerisi geldi. FDP Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Graf Lambsdorff, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nın iki AB ülkesi arasında sefer gerçekleştiren bir uçağa müdahale ederek kırmızı çizgiyi aştığını belirterek, Lukaşenko’nun bundan sonra bir suçlu muamelesi görmesi gerektiğini savundu.

Vilnues Havalimanı’nda Roman Protaseviç’in gözaltına alınmasına yönelik protesto düzenlendi.

Yeşiller Federal Meclis Grubu’nun Doğu Avrupa Politikaları Sözcüsü Manuel Sarrazin de Lukaşenko’nun ifade özgürlüğünü baskılamak için tüm yolları denediğini söyledi. Sarrazin, son gelişmeye tepki olarak, halihazırda ABD’nin yaptırım listesinde bulunan Belaruslu kamu işletmelerine AB tarafından da yaptırım uygulanmasını önerdi.

Ryanair’in Minsk’e inmeye zorlanan uçağı

Ne olmuştu?

Litauen Landung Ryanair nach Roman Protasevich Verhaftung
Fotoğrafta, RyanAir’in Minsk’e zorla indirilen yolcu uçağı görülüyor

Pazar günü, Yunanistan’ın başkenti Atina’dan Litvanya’nın başkenti Vilnius’a gitmekte olan yolcu uçağı, Belarus savaş uçakları eşliğinde rotası değiştirilerek başkent Minsk’e iniş yapmaya zorlandı. Belarus medyasında, bir bomba ihbarı üzerine zorunlu iniş yaptığı belirtilen uçakta patlayıcı bulunamadı. Ryanair Havayolları’na ait uçağın Minsk’e inişinin ardından uçakta bulunan muhalif Nexta kanalının eski editörü, gazeteci Roman Protaseviç gözaltına alındı. Telegram üzerinden yayın yapan Nexta, 2020 Ağustosu’nda düzenlenen tartışmalı devlet başkanlığı seçimlerinin sonuçlarını protesto eden muhalif kesim için en önemli haber ve bilgi kaynaklarından biri olmuştu.

SOVYET TARZI BİR DİKTATÖRÜN PORTRESİ: ALEKSANDR LUKAŞENKO

Belarus'ta cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi resmen Aleksandr Lukaşenko oldu

Sovyetler Birliği‘nin dağılmasından sonra 10 Temmuz 1994’teki seçimleri kazanarak Belarus‘un devlet başkanı oldu. Lukaşenko, siyasi kariyerine başlamadan önce kolektif bir çiftliğin (kolhoz) yöneticisi olarak çalıştı. Askeriyede Sovyet Sınır Birlikleri nde görev yaptı. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasına karşı oy kullanan Belarus Yüksek Sovyet üyelerinden biriydi.

Lukaşenko, 1990’larda genellikle Rusya’yı Rusya gibi diğer Sovyet sonrası devletler kadar yıkıcı durgunluklardan kurtaran Sovyet sonrası geçiş döneminde Batı destekli ekonomik şok terapisine karşı çıktı.

Belarus’taki kilit endüstrilerin devlet mülkiyetini destekledi. Lukaşenko’nun hükûmeti, ülkenin Sovyet dönemi sembolizminin çoğunu, özellikle de II. Dünya Savaşı‘ndaki zaferle ilgili olanları muhafaza etti.[3][4][5][6][7][8][9][10][11][12] 2006’dan bu yana, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, Lukaşenko’ya ve diğer Belaruslu yetkililere insan hakları ihlalleri ve ABD’nin ulusal çıkarlarına meydan okuma nedeniyle periyodik olarak yaptırımlar uyguluyor.[13][14] ABD ve AB tarafından uygulanan ticari kısıtlamalar ve ambargo, ülkenin dış ticaretini zayıflatmakta, bu da Lukaşenko hükûmetinin ekonomik açıdan sorunlar yaşamasına sebep olmaktadır.

Hükümetinin Belarus’taki COVID-19 salgınını ele alması, yönetimine karşı yaygın bir hoşnutsuzluğa yol açtı. Tartışmalı 2020 Belarus devlet başkanlığı seçimi, Lukaşenko’nun iktidarına eşi görülmemiş bir muhalefetle karşı karşıya kaldığı hükümet karşıtı protestoları güçlü bir şekilde artıran yaygın oy hilesi iddialarına yol açtı.[15] Protestocular, yetkililer tarafından şiddetli zulme maruz kaldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bürosu tarafından 1 Eylül’de yapılan bir açıklamada, 450’den fazla belgelenmiş işkence ve tutuklulara kötü muamele vakalarının yanı sıra cinsel taciz ve tecavüz raporları yer aldı.[16] Tartışmalı seçimin ardından Lukaşenko, Avrupa Birliği ve ABD tarafından Belarus’un meşru başkanı olarak tanınmamaktadır