YENİ SAĞLIK RİSKİ: ANTİBİYOTİK DİRENÇLİ MİKROP…

Sağlık araştırmalarında, yeni kuşak antibiyotik üretiminin durması, mevcut ilaçların 1980’li yılların kimliğini taşıması, insanlığı antibiyotiğe dayanaklı mikropların hedefi haline getirdi. Bu risk çocuk ve gençleri daha çok hedef alıyor.

Dünya Sağlık Örgüt (DSÖ), gezegende şu anda tespit edilmiş 13 farklı antibiyotik dirençli mikrobun bulunduğunu ve halen resmi olarak listelenmiş 43 farklı antibiyotik araştırmasının hiç birinin bu mikroplara karşı etkili olamadığını açıkladı.

İnsanlığın hizmetine 80’li yıllar itibariyle yaygın olarak girmiş olan antibiyotikler, esas olarak ilacın mikrop hücresinin içine girmesi ve hücrenin yaşamla bağlantısını kesmesi prensibiyle etkili oluyor. Bu ilaçların yaygın kullanımı, özellikle hastane ortamında oluşan mikroplar arasında yaşanılan mutayonlar, mikropların bir bölümünün antibiyotiği hücrelerinden dışarı atmasına ve mikrobun öldürücü kimlik kazanmasına neden oluyor.

Bakteriler direnç kazanıyor, antibiyotiğin etkisi azalıyor! - Herkese Bilim  Teknoloji

Dünyada yılda 2.8 milyon insan ilaca dirençli mikropla temas ediyor, bunlardan 700.000’i hayatını kaybediyor. DSÖ, yeni antibiyotiklerin bulunmaması ve seri üretime geçilmemesi halinde, bu rakamın 2050’de yılda 10 milyon enfeksiyon, 3.3 milyon ölüme ulaşacağını vurguladı.

Günümüzde, antibiyotik dirençli mikroplar nedeniyle kan zehirlenmesi yaşayan 10 bebekten üçü hayatını kaybediyor. Bakteriyel zatüree de nüfusun en çok genç kesimini vuruyor ve genç nüfusta ölümlerin artmasına neden oluyor.

Yayınlanan raporda, günümüzde kullanılan antibiyotiklerin tamamının 1980’lerde geliştirilen formüller olduğu, AR-GE bütçelerindeki kısıtlamalar nedeniyle yeni formüllerin de geliştirilemediği vurgulandı.

Yapılan araştırmalar, COVID19 salgınında mikropların da antibiyotik direncinin yükseldiğini ortaya koydu. Üst solunum yolları enfeksiyonu teşhisiyle tedavisine başlanan hasta oranının yüzde 90’lara vardığı, antibiyotiklerin etki etmediği COVID19’un hastada daha sonra tespit edilmesi halinde de yaygın kullanımın bu kez mikropları güçlendirdiği kaydedildi.