UKRAYNA KRİZİ: Türkiye denge kurmakta zorlanıyor…

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Ukrayna-Rusya sınırında ve Kırım’da yaşanılan gerginlikle ilgili olarak İngiltere, Almanya ve Fransa ile istişare süreci başlatması, Savunma Bakanı Austin’in de doğrudan NATO’yu öne çıkarması dikkat çekti. Türkiye, Batı-Rusya arasında kalmış görünüyor.

Rusya-Ukrayna arasında 2014 yılında patlak veren, Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesinin ayrılıkçı Rus milislerin ve Kırım’ın da doğrudan Rusya’nın eline geçmesiyle süren kriz yeni bir aşamaya geldi.

Rusya’nın, Batı ülkelerini erken bir hesaplaşmaya çekmek için başlattığı Ukrayna sınırına yığınak, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın alarma geçmesine neden oldu.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İngiliz, Alman ve Fransız meslektaşlarıyla bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Blinken’in Avrupalı müttefiklerine Amerika’nın Rusya’nın sınırda sergilediği provokatif askeri yığınak konusunda geri adım atmama konusundaki kararlılığını bir kez daha aktardığını ifade ettiği belirtiliyor.

Bu görüşmelerden sonra Alman Dışişleri Bakanı Maas’ın Rusya’nı sergilediği askeri yığınağı “kışkırtma” olarak değerlendirmesi Moskova’dan sert tepki aldı.

Kremlin’den yapılan açıklamada, “Rusya’nın silahlı kuvvetlerini kendi sınırları içinde istediği yerde konuşlandırma hakkı tartışılamaz. Rus silahlı kuvvetleri, Ukrayna’nın doğusunda yaşayan Rus azınlığın bir soykırım girişimi ile karşılaşması ihtimaline karşılık gereken tedbirleri almaktadır. Bölgede yaşanacak bir saldırı Ukrayna devleti açısından büyük bir tahrip olacaktır” denildi.

ABD Savunma Bakanı Austin ise, ilk durağı İsrail olan bir ziyaret turuna çıkıyor. Austin, 14 Nisan günü Brüksel’de NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile bir araya gelecek ve ittifakın Ukrayna’nın bir Rusya saldırısıyla karşılaşması halinde nasıl bir askeri tepki göstereceği planlarını ele alacak.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye'den özür diledi - Sputnik Türkiye

NATO, Rusya’nın Ukrayna’ya yeni bir saldırı başlatması ihtimaline karşılık olarak yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden yana olduğunu ve bu ülkeye dönük saldırılara askeri tepki vereceğini bir kez daha duyurdu.

Bu arada Amerika Birleşik Devletleri iki, 1936 Montrö Anlaşması’n uygun savaş gemisinin 14-15 Nisan tarihlerinde Karadeniz’e gireceğini ve mayıs ayı başında da yasal süresi içinde çıkacağını Türkiye bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus lider Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde Rus tarafı, bir kez daha Montrö Anlaşması’na dönük hassasiyetini bildirmiş ve bu anlaşmanın Karadeniz’in barış ve güvenliği için ne kadar önemli olduğunu Ankara’ya bildirmişti.

Erdoğan, Putin görüşmesi öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye’ni Montrö Anlaşması’na bağlı olduğunu bir kez daha duyurmuştu.

Amerika’daki düşünce kuruluşlarının ise, 1936 Montrö Anlaşması’nın ortadan kaldırılması ve Karadeniz’in bir ABD-AB denizine dönüşmesi için toplantılar düzenlediği dikkat çekiyor.

ERDOĞAN: ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI DEĞİL

ABD’nin Karadeniz’deki askeri kriz hakkında bir HATO ülkesi olan Türkiye ile değil, Almanya, Fransa ve İngiltere ile görüşmesi dikkat çekti.

Buna karşılık, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, krizin en üst düzeye tırmandığı bir günde Türkiye ziyareti gerçekleştirdi.

Bu ziyaret çerçevesinde yapılan açıklamada Erdoğan’ın, “Türkiye-Ukrayna Stratejik İşbirliği, üçüncü ülkelere dönük değildir” demesi dikkat çekti.

Erdoğan Ukraynalı mevkidaşı ile Huber Köşkü’nde yaklaşık üç saat süren görüşme sonrası şöyle konuştu:

“Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güçlü biçimde savunduk. Kırım’ın ilhakını tanımama yönündeki prensip kararımızı bir kez daha teyit ettik. Ukrayna’nın uluslararası toplumu Kırım konusunda bir araya getirmeyi hedefleyen girişimi Kırım Platformu’nu desteklediğimizi belirttik. Bu girişimin Kırım Tatarları dahil olmak üzere tüm Kırım halkları, Kırım ve Ukrayna’nın geneli için olumlu neticelere vesile olmasını arzu ediyoruz. Ana vatanlarını terk etmek zorunda kalan Kırım Tatarı kardeşlerimizin hayat standartlarının iyileştirilmesi bizim için tarihi ve insani bir mesuliyettir. Ukrayna’yla bu konuda da fikir birliği içinde olduğumuzu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kırım Tatarı soydaşlarımız için konut ve cami inşası projelerimiz mevcuttur. Konut projesine ilişkin olarak az önce ilk somut adımı atmış olduk. Cami projesinde de yakın zamanda ilerleme kaydetmeyi ümit ediyoruz.”

‘Karadeniz’in bir barış, huzur ve iş birliği denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in bir barış, huzur ve iş birliği denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir. Ortak coğrafyamızda ne suretle olursa olsun gerilimin artmasını arzu etmiyoruz. Bu minvalde kıymetli dostumla Ukrayna’nın doğusundaki güncel duruma dair fikir teatisinde bulunduk. Mevcut krizin Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde barışçı ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Son dönemde sahada gözlemlediğimiz endişe verici tırmanmanın bir an evvel son bulmasını, ateşkesin sürmesini ve ihtilafın Minsk anlaşmaları temelinde diyalog yoluyla çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz. Bu hususta gereken her türlü desteği vermeye hazırız” diye konuştu.

Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı (AGİT) Ukrayna Özel Gözlem Misyonu’nun, Donbass bölgesinde zor şartlarda istikrarın tesisi ve ateşkesin devamı noktasında üstlendiği görevi sürdürdüğünü ve sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Misyonun herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan görevini yerine getirmesini önemsiyoruz. Gerekli şartların sağlanması ve gözlemcilerin can güvenliklerinin temini meselenin barışçıl yollardan halli için zaruridir. Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Kuruluşundan bu yana Türk büyükelçiler tarafından idare edilen Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatının bu en büyük misyonunun çalışmalarına bugüne kadar sağladığımız desteği bundan sonra da devam ettireceğiz” dedi.

‘İş birliğimiz hiçbir suretle üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ile ilişkilerde savunma sanayinin bir diğer önemli boyutu teşkil ettiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siyasi ve savunma konularının birbiriyle bağlantısını dikkate alarak dışişleri ve savunma bakanlarımızın katılımıyla iki artı iki formatında yeni bir platformda istişareleri başlattık. Bu şekilde ülkelerimiz arasındaki eş güdümü pekiştiriyoruz. İş birliğimiz hiçbir suretle üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir. Ticaret hacmimizin salgından asgari ölçüde etkilenmesi, ikili ticaretimizin oturduğu sağlam temellerin ekonomilerimizin karşılıklı olarak birbirini tamamladığını göstermektedir. Müzakerelerine devam ettiğimiz serbest ticaret anlaşmasını da en kısa zamanda imzalayarak 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize hızlı bir şekilde ulaşacağımıza inanıyorum. Bugün değerli dostum ile ekonomik ve beşeri bağlarımızın en önemli unsuru olan turizmi de ele aldık. Türk ve Ukrayna vatandaşları karşılıklı olarak pasaportsuz, sadece kimlik kartlarıyla birbirlerinin ülkesini ziyaret edebiliyor. Malumunuz Güvenli Turizm Sertifikası ile misafirlerimizi risklerden en uzak şekilde ağırlayacak bir sistem kurduk. Geçen seneden edindiğimiz tecrübelerle geliştirdiğimiz tedbirler ve kitlesel aşılama kampanyamız sayesinde Ukraynalı dostlarımızı bu yıl da güvenli bir ortamda misafir edeceğiz.”

Zelenski: Savunma sanayisi, Türkiye’yle stratejik ortaklığımızın itici gücüdür

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Karadeniz’de ‘güvenlik ve meydan okumalara ortak karşı koyma’ adımlarını kapsamlı şekilde görüştüklerini kaydederek, “Kiev’in ve Ankara’nın gerek tehdit gerekse onlara verilmesi gereken tepki konusundaki vizyonunun aynı olduğunu belirtmek istiyorum” ifadesini kullandı.

Zelenski “Türkiye’nin, egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün yeniden tesis edilmesi konusundaki desteği Ukrayna için son derece önemlidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan söz konusu desteğin devam ettiğini ve Türkiye’nin bu yöndeki tutumunun değişmeyeceğini duyduğuma sevindim” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde ticari ve ekonomik ilişkiler üzerinde durduklarını aktaran Zelenski, “İkili ticaretimizin serbestleştirilmesi son derece önemlidir. Ticaret hacmimizin ciddi artışı Serbest Ticaret Anlaşmasının imzalanmasıyla mümkün olacaktır” diye konuştu.

Zelenski, böyle bir adımın büyük bir sorumluluk içerdiğini ve her iki ülkenin milli çıkarlarına göre atılması gerektiğini bildiklerini belirterek, iki ülke arasında ilgili kurumların, tartışmalı konularda kapsamlı denetimi yapmaları ve söz konusu anlaşmanın imzalanmasını sağlayacak uzlaşmayı bulmaları konusunda mutabık kaldıklarını dile getirdi.

Enerji alanındaki iş birliği konusunu da ele aldıklarını belirten Zelenskiy, “Savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin perspektifleri de gayet büyük. Savunma sanayisi, stratejik ortaklığımızın itici gücüdür” dedi.

Zelenski, “Cumhurbaşkanı’yla uçak yapımı alanında iş birliğimizi de ele aldık. Söz konusu alan her iki ülke için de son derece önemli. Buradaki amacımız net projelerin hayata geçirilmesi, ortak işletmelerin oluşturulması, tecrübe ve teknoloji paylaşımıdır” diye konuştu.

Bu yıl Türkiye-Ukrayna arasındaki stratejik ortaklığın 10. yıl dönümünü kutladıklarını kaydeden Zelenski, “(Türkiye ile Ukrayna arasındaki) Konu yelpazesi ve ikili diyaloğumuzun yoğunluğu, bu ortaklığın sözde olmadığını ve gerçek işlerle ve başarılarla desteklendiğini gösteriyor. Bugün yaptığımız tüm anlaşmaların da başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

Zelenskiy, Donbas ve Kırım’daki durum hakkında Türk tarafına ayrıntılı bilgi verdiklerini söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kırım Platformu’ formatına ve 23 Ağustos’ta Kiev’de yapılacak zirvenin açılış törenine katılmaya hazır olduğunu belirterek kendisine teşekkür etti.

Zelenski, “Bu, Ukrayna’nın ve ortaklarının Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Ukrayna ile Kırım Tatar halklarının korunması konusunda çok kararlı olduğuna dair çok güçlü bir mesaj olacaktır” dedi.