TÜRKİYE DİKKAT!.. “YAHUDİ DÜŞMANI” KAMPANYASI TIRMANIYOR…

Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan için kullandığı “anti-semitik” ifadesi işaret fişeği oldu, Filistin’i savunan Türkiye’yi “Yahudi düşmanı toplum” konumuna sürüklemek için kampanya medyada tırmanıyor…

Türkiye’nin İsrail’in, Amerika Birleşik Devletleri’nin “Yahudi asıllı” önde gelen Demokrat/solcu siyaset adamı Barnie Sanders’ın da karşısında yer aldığı hoyrat ve insanhakları ihlalleri içeren politikalarına karşı çıkmasından sonra başlayan bir kampanya, bütün cephelerde yükseliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerikalı mevkidaşı Joe Biden’ın Filistin politikasını eleştiren sözlerini cevaplarken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı için “Yahudi düşmanı” (Anti-semitik) ifadesi kullanması bu kampanyanın işaret fişeği oldu…

1492’de Katolik İspanya topraklarında yok edilmekte olan Yahudileri özel donanma göndererek kurtaran ve asırlardın Yahudi toplumu ile barış içinde yaşayan Türk toplumunu Erdoğan üzerinden “Yahudi düşmanı” göstermeye çalışan bu kampanya, Batı medyasında giderek yükseliyor. Oysa Türkiye, Yahudi milletine karşı iyi niyetli ve destekçi yaklaşımını 2’nci Dünya Savaşı’nda da göstermiş, onbinlerce Yahudi’yi Nazi soykırımın programının elinden kurtarmıştı.

İsrail devletinin Gazze ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında sistematik olarak çocukları öldürmesini, kabul edilen yasalar ile Yahudi olmayanların yaşamın tüm alanlarından dışlandığı “ırkçı rejime” dönüştüğü bir dönemde, kampanya, bu politikalara “siyasi” olarak karşı çıkan herkesi “Yahudi düşmanı” olarak nitelemeye dayanıyor.

Bunun son örneğini, Alman hükümetinin yayın organı Deutsche Welle’nin Türkçe internet yayınında yaşadık…

TÜRKİYE’DEKİ YAHUDİLERİ DEVREYE SOKMA TELAŞI…

Alman yayın organı Şalom gazetesi yazarlarından Karel Valansi’nin açıklamaları üzerinden, Filistin’de yaşanılan gelişmelerin, Türkiye’de Yahudi düşmanlığının artırdığı iddiasını işlemeye çalıştı. Deutsche Welle’nin yayınından satır başları şöyle:

Karel Valansi: “Hem Yahudiyim, hem de kadınım. Üstelik 'elimin hamuruyla'  fikir belirtiyorum'' -Avlaremoz

“Bir Türk Yahudisi düşün. Belki hayatında hiç İsrail’e gitmedi bile. Ama sanki Türkiye’nin eşit bir vatandaşı değil, İsrail’in bir elçisiymiş gibi hesap sorulabiliyor.”

Türkiyeli Yahudiler, son günlerde İsrail ve Filistin arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle ırkçı söylemlere maruz kalıyor. Şalom gazetesi yazarlarından Karel Valansi de gerek geleneksel medya gerekse sosyal medya kullanıcıları tarafından tehditlere maruz kalan isimlerden biri…

Valansi, Mart ayında Takvim gazetesi tarafından “Türkiye’de çalışan Yahudi gazeteci” sözleriyle hedef gösterildi. Aynı gazete Mayıs ayında ise Valansi’yi “Siyonist terör devleti İsrail’i savunuyor” sözleriyle hedef aldı. Sosyal medyada da benzer ırkçı söylemlere maruz bırakılan Valansi, genel olarak İsrail politikaları ile Yahudileri özdeşleştirme durumu olduğunu ve Türkiye’de yaşayan bir Yahudi vatandaş olarak bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.

“Bir arkadaşım Golan Tepeleri ile ilgili bana çıkıştığında ortaokuldaydım. Anlayamamıştım ne olduğunu. Oradaki herhangi bir çatışmada ‘Biz sizi kurtardık nankörlük etmeyin’ denebiliyor. Son zamanlarda buna bir de hem bazı medya organları hem de sosyal medyada aracılığıyla ‘İsrail’i kınayın’ baskısı eklendi.”

Hrant Dink Vakfı’nın “Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Söylem 2019 Raporu”na göre, Yahudi vatandaşlar çoğunlukla İsrail-Filistin çatışmalarını konu alan haberlerde bütün bir toplum olarak şiddetle özdeşleştirilip düşmanlaştırılıyor. Haberlerde “Yahudi” kelimesinin hakaret ifadesi olarak kullanıldığına dikkat çeken rapora göre, “İsrail devleti” ya da  “İsrail Savunma Kuvvetleri” gibi kurumları ifade eden sözcükler yerine Yahudi kimliği genelleme yapılarak kullanılıyor ve Yahudiler Türkiye’ye yönelik bir tehdit olarak gösteriliyor.

“Türkiye’de antisemitizm yoktur’ mitini yıkmak istedik”

Şalom, Türkiye’nin tek Yahudi gazetesi olsa da yeni nesil arasında farklı seslerin duyulmasını ve tartışmaların çeşitlenmesini isteyenlerin bir araya gelerek oluşturduğu platformlar da var. Ladino dilinde “Konuşalım” anlamına gelen “Avlaremoz” sitesi, genç kuşak Yahudiler tarafından antisemit söylemlere karşı 2016 yılında kuruldu. Nesi Altaras, platformun iki ihtiyaçtan doğduğunu söylüyor.

“Birincisi ‘Türkiye’de antisemitizm yoktur’ mitini yıkmak. Bu görüş varolan nefreti anlamamızı engelliyor. İkinci ihtiyaç ise Yahudilerin toplumla ve kendi aralarında özgürce tartışabilmesiydi. Avlaremoz, fikrini belirtmek isteyen, birbiriyle aynı fikirde olmayan Yahudilere alan açıyor. Bu şekilde Yahudilerin sessizlik zihniyetini yıkıyor.”

Nesi Altaras, Avlaremoz ekibi olarak Holokost eğitimine yönelik külliyattan önemli sayıda yayını Türkçe’ye çevirdiklerini, sitede Türkiye vatandaşlarının Yahudileri daha iyi anlayabilmesi için kültür ve tarih konulu yazılara özellikle yer verdiklerini ekliyor. Farklı seslere yer vermek konusunda ısrarcı olan Avlaremoz ekibine olumlu tepkiler geldiği gibi, ırkçı ve ayrımcı mesajlar da var.

“Nefret mesajları mutlaka alıyoruz. Bu hafta gelen bir e-posta, ‘Siz Yahudiler yeryüzündeki en aşağılık canlılarsınız’ diye başlıyor, gerisini anlatmama gerek yok. Öte yandan içeriğin altına, konu ne olursa olsun, ‘Peki ama Filistin’ diyenler var.”