KUTLU ADALI CİNAYETİ GÜNDEMDE, GÖZLER ANKARA’DA…

Sedat Peker’in açıklamaları doğrultusunda kardeşi Atilla Peker’in, savcılığa “Kutlu Adalı’yı öldürmek için Korkut Eken’le birlikte Kıbrıs’a gittik” ifadesi vermesi tartışmayı tırmandırdı. KKTC Meclisi Araştırma Komisyonu kurdu, Türkiye’den gelecek bilgilerin çok önemli olduğu açıklandı.

Takvimlerin 16 Mart 1996 gününü gösterdiği saatlerde, KKTC’nin Gazimağusa kentindeki Aziz Barbanab Kilisesi’ne üç “beyaz Toros Renault” araçla geldikleri ifade edilen kişiler, usta hareketler ile çok kısa bir zaman diliminde üç bekçiyi etkisiz hale getirip, bağlıyor, devamında da tarihi mekanda detaylı bir arama gerçekleştiriyorlardı.

Ertesi gün olayında ortaya çıkmasıyla birlikte, KKTC medyası üzerinden hakim olan görüş söz konusu kişilerin “Türkiye bağlantılı devlet görevlileri” oldukları ve tarihi kilisede gömülü bir değerli hazineyi bulup, ülkeden çıkardıkları yönündeydi.

İki iddia öne çıkmıştı: 1- 1974 Kıbrıs Harekatı’na katılan o dönem binbaşı rütbesindeki bir asker zengin Rum evlerinden topladığı toplam değerleri çok yüksek mücevherleri beraberinde götüremeyeceği için sonradan almak için kilisenin bir yerine gömmüştü, gelen şahıslar ellerinde işaretli bir kağıtla bu gömülü hazineye yönelmişlerdi, 2- Hıristiyan dünyasının dört incilinden biri olarak kabul edilen “kayıp” Barnabas İncili bu kilisede gömülüydü, ilahiyat çevrelerine göre, tahrip olmamış bu incilin peşindeydiler.

KUTLU ADALI RESMİ MAKAMI HEDEF GÖSTERDİ…

1935 Lefkoşa doğumlu Kutlu Adalı, Kıbrıs Türklerinin efsanevi lideri merhum Rauf Denktaş’ın 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı öncesinde 11 yıl özel kalem müdürlüğünü yapması nedeniyle ünlü bir gazeteciydi. Denktaş’la siyasi görüşleri ters düşen Adalı, 1989’dan itibaren muhalif Yeni Düzen gazetesinde yazmaya başladı.

Kutlu Adalı, baskını düzenleyenlerin dönemin Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Albay Galip Mendi’ye bağlı kişiler olduğunu yazdı. 1974 Barış Harekâtı’nda bir subayın bulduğu mücevherleri manastıra gömdüğünü, baskının bu nedenle yapıldığını ileri sürdü.

Kıbrıs görevinin ardından Jandarma Genel Komutanlığı da yapan emekli Orgeneral Galip Mendi, konuyla ilgili birçok kez açıklama yaptı; St. Barnabas’ta iddiaların aksine terör örgütü PKK’ya yönelik gömülü silah arandığını söyledi.

6 Temmuz 1996’da Kutlu Adalı, Lefkoşa’daki bahçeli evinin önünde Uzi marka otomatik silahla vurularak öldürüldü. Polis soruşturması sonuçsuz kaldı. Cinayete, ‘Kıbrıs’ın Susurluk’u, Kutlu Adalı’ya ise ‘Kıbrıs’ın Uğur Mumcu’su’ benzetmeleri yapıldı.

SEDAT PEKER KONUYU YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ…

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın, gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürtmek için kendisinden tetikçi talep ettiğini iddia etmişti. Peker, bu talep üzerine kardeşi Atilla Peker’i Kıbrıs’a gönderdiğini, ancak sonradan Korkut Eken ile görüştüğünde “başka bir ekibin Adalı’yı öldürdüğünün söylendiğini” aktarmıştı.

Atilla Peker'in ifadesi ortaya çıktı: Kutlu Adalı'yı öldürmek için Korkut  Eken'le Kıbrıs'a gittik - Sputnik Türkiye
Atilla Peker kardeşinin açıklamalarından sonra gözaltına alındı, cumhuriyet başsavcılığına Korkut Eken ile KKTC’li gazeteci Kutlu Adalı’nın öldürülmesi konusunda görüştüğünü ve birlikte Kıbrıs’a gittiğini söyledi…

Peker, Mehmet Ağar’ın kendisine, “Kutlu Adalı Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor” dediğini, bu sebeple Adalı’yı öldürülmesi adına kardeşini adaya gönderdiğini öne sürerek, “Hep böyle yapıyorlar. Vatanseverlik diyorlar, milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokuyorlar” iddialarında bulunmuştu.

Peker ayrıca, Ağar ve Korkut Eken’le aralarında geçtiğini söylediği diyalogları “Biz o zaman Korkut Eken ve Mehmet Ağar ile hep beraberiz. Mehmet Ağar, ‘Bana iki tane profesyonel bul’ dedi. Ben de öz kardeşimi, Atilla Peker’i vereceğimi söyledim” diyerek aktarmıştı.

Türk Hava Yolları’nın, sattığı uçak biletlerini sakladığı harici belleklerin varlığından söz eden Peker, “Harddisklerde, geçmişten bugüne kadar satılan tüm biletler bulunuyor. İsteyen, Atilla Peker ile Korkut Eken’in, cinayetten ne kadar önce Kıbrıs’a gittiklerini bulabilir” demiş ve “Aradan zaman geçti, 3-4 gün sonra döndüler, denk gelinemedi. Korkut abiyle konuştum, dedi tekrardan gideceğiz. Sonra orada bunların başka bir ekip öldürmüş. Sonra görüştüğümüzde, bana işin hallolduğunu söyledi” ifadelerini kullanmıştı.

KORKUT EKEN’DEN AÇIKLAMA GELDİ…

Korkut Eken Atilla Peker ile Kıbrıs'a gittiğini doğruladı — Gazete Karınca
Korkut Eken (en sağda) son olarak Mehmet Ağar, Engin Alan ve Alaattin Çakıcı ile birlikte, Peker’in açıklamalarından sonra Türkiye’nin gündemine giren Yalıkavak Marina’da böyle görüntülenmişti.

Hakkında “Kutlu Adalı” cinayeti nedeniyle soruşturma açılan organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’in müracaat savcılığına verdiği ve kamuoyuna imzasız nüshanın yansıdığı dilekçede, gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmek için eski MİT’çi Korkut Eken’le Kıbrıs’a gittiklerini iddia etti. Peker’in iddiaları sonrası konuya ilişkin açıklama yapan Eken, cinayet iddialarını reddederken, Peker’le Kıbrıs’a gittiğini doğruladı.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Eken, Kıbrıs’a gittiği süreci, Hasan Paşa (Dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a, ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş ve bu konuda yardım istemiş. Ben de o dönemde Emniyet’te Özel Harekat Polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı doğru, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim, ben çağırdım. PKK’nın oradaki faaliyetlerine yönelik 3-5 günlük bir inceleme yaptım. PKK’nın yaralılarını Kıbrıs’a götürdüğünü tespit ettik. Rum kesiminde tedavi edildikten sonra Yunanistan’da bulunan Lavrian kampına teröristler sevk ediliyordu. Bunları ben raporladım ve Kolordu Komutanı Hasan Kundakçı paşama verdim” sözleriyle anlattı. 

“Ben Sedat Peker’e ne yaptımsa aşırı bir düşmanlığı oluşmuş”

Emekli Orgeneral ve eski Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi‘yi ziyaretine ilişkin olarak da konuşan Eken “O dönem Albay rütbesinde olan Galip Mendi Paşa benim çok sevdiğim kahraman askerlerden birisidir. Gitmişken kendilerini ziyaret ettim. Lefke’ye gideceğim zaman da otomobil verdiler.  Şimdi duyuyorum ki Atilla Peker, gazeteci kutlu Adalı’nın öldürülmesi olayı ile ilgili olarak C.Savcılığı’na  suç duyurusunda bulunmuş. Sebep? Ben Sedat Peker’e ne yaptımsa aşırı bir düşmanlığı oluşmuş. Atilla Peker’in buna alet olmaması lazım. Nasıl yaptı bilmiyorum” ifadesini kullandı. 

Eken’in açıklamaları şöyle:

“Gazeteci olduğu belirtilen Kutlu Adalı’yı tanımıyorum ki”

Gazeteci olduğu belirtilen Kutlu Adalı’yı tanımıyorum ki hakkında bir kelime konuşayım. Olayın araştırılması için suç duyurusunda bulunacağım. Siyasiler birbirlerine sahip çıkıyor. Eee bizi kim kollayacak. Sahip çıkan yok. Kutlu Adalı olayının faillerini bilenler, benim de bir ilgim olmadığını biliyorlardır. Bir kişi yok mu yani ‘Korkut Eken’in bir ilgisi yoktur’ diyecek adam. ‘Allahtan korkun’ diyen yok maalesef.

“Susurluk olayında yalan söyleyemediğim için hapis yattım”

(Kutlu Adalı suikastıyla niçin gündeme geldiniz?) Vallahi, billahi bilmem, tanımam. Olsa da söylerim. Ben doğruyu söylerim. Susurluk olayında yalan söyleyemediğim için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldım, 2,5 yıl hapis yattım.

Süleyman Soylu’ya tepki

Süleyman Soylu konuşuyor ama beni hiç tanımaz. ‘Korkut Eken’i ben sevmem, karanlık bir tiptir’ diyor. Şimdi yolda bir polis araması olsa bana nasıl davranacaklar? Karanlık tipim. İçişleri Bakanı öyle söylemiş çünkü. Allah korkusu olması lazım. Polis Özel Harekat Timlerinin kuruluşuna bakmış mı? Kimler ne kadar emek vermiş, kimler ne kadar çalışmış biliyor mu? 1980’li yıllarda onun temelini attım. O zaman Süleyman Soylu kaç yaşındaydı? Benim 53 yaşında oğlum var. Yani günah.

“Devletin yetkilileri, bu işlerle ilgili olmadığımı niçin söylemiyorlar?”

Sedat Peker’le benim aramda bir şey yok ama bir kin bir garezle nereye gittiyse, mahkemeye gittiyse benim ismimi zikretti. İftiralarla aşağılamaya çalıştı. Niçin böyle yaptığının sebebini vallahi bilmiyorum. Kimseyle görüşmüyorum. Onunla da görüşmüyorum. 2004’te cezaevinden çıktıktan sonra kimseyle görüşmüyor, tek başıma yaşıyorum. Korkut Eken’in de çocukları, torunları var. Katil miyim ben? Devletin yetkilileri, istihbarat birimleri bilmiyorlar mı? Bu işlerle ilgili olmadığımı niçin söylemiyorlar?

“Hakkımdaki iddianın araştırılmasını isteyeceğim”

(İddiaların araştırılması için siz de C. Savcılığı’na başvuracak mısınız?) Tabii ki başvuracağım, hakkımdaki iddianın araştırılmasını isteyeceğim. Bu Susurluk, faili meçhulleri biliyorsam kendi adıma şerefsizim. Ben özel harekat polislerini sadece eğittim. Ben, PKK ile mücadele ettim. Şehirlerde işim olmadı, olmaz da. Bir kez daha belirtiyorum Kutlu Adalı’yı tanımıyorum, bilmiyorum adını da duymamıştım. Gazeteci ile ne işim olur? PKK ile mücadelem var.