İSRAİL SÜVEYŞ’E ALTERNATİF KANALI GÜNDEME GETİRDİ…

Dünyanın en stratejik “insan yapımı su yolu” olarak adlandırılan Süveyş Kanalı’nda 6 gün süren ve dünya ekonomisine 1 milyar Dolara mal olan kaza sonrasında İsrail, BAE ile kurduğu ittifaka da dayanarak BEN GURION KANALI projesini öne çıkardı…

Süveyş Kanalı’nın yapım öyküsü, “firavunlar çağı” piramitlerinin yapımıyla benzerlikler taşır. Her ikisinde de “köle işçiler” kullanılmıştır.

Mısırlılar 1859-1869 arasında süren Süveyş Kanalı inşaatında kitleler halinde ölen dedelerini ulusal bir anı olarak asla unutmuyorlar.

Osmanlı’ya bağlı ama “özerklik” taşıyan Mısır Hidivi Said Paşa döneminde 25 Eylül 1859’da temeli atılan, 10 yıl sonra da Avrupa hanedanlarının katıldığı dev törenlerle 17 Kasım 1869’da açılan Süveyş Kanalı’nda zorla çalıştırılan Mısırlıların anısı bu ülkenin derin hafızasındaki yerini koruyor.

Kanal, Çin-Hindistan’a hakim Büyük Britanya İmparatorluğu’nu, ticaret yolunu kısaltması açısından çok rahatlatacak bir proje olarak Londra’da şekillendi, fakat, bu alanda öncü Fransa oldu.

Aslında Fransa İmparatoru 1.Napolyan, Mısır’ı işgal ettiğinde bu kanalı yapmayı planlamış fakat projenin emanet edildiği dönemin ünlü mühendisi Le Pere’nin bir yanlış hesabı çalışmayı durdurmuştu.

Bununla birlikte kanalın inşasını bir Fransız firma başlatıp bitirdi, kanala el koyan ise 1882’de Mısır’ı işgal eden İngiltere’dir. (Mısır Hidivliği 1914’e kadar Osmanlı’ya olan bağını koparmamıştır, Osmanlı ordusunu Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirdiği Birinci ve İkinci Kanal Harekatları ise -ne yazık ki- başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Kuşkusuz kanal ele geçirilse, Çanakkale’de İngiliz-Fransız’a geçit vermeyen Türk savaş mahareti, burada da kendini gösterecekti.)

Bu nedenle, Mısır’ın Arap milliyetçisi efsanevi lideri Cemal Abdülnasır’ın 1956’da aldığı “Süveyş’i millileştirme” kararı, bugün de Mısır Arap halkı için yüksek onur kaynağıdır.

Suez Crisis: Operation Musketeer
İngiliz-Fransız-İsrail Süveyş Harekatı, Avrupalı iki eski sömürgecinin artık dünya olaylarına yön veremeyeceklerini gösteren bir şekilde sonuçlandı

(Nasır’ın bu kararından sonra , İngiltere-Fransa-İsrail Sevr’de yaptıkları üçlü toplantıda, İsrail’in Mısır’a saldırması, İngiltere ve Fransa’nın da kanalı korum amaçlı olarak Süveyş’e asker çıkarmasına dayalı bir plan yaptılar ve bu planı uyguladılar. Mısır İsrail saldırısıyla savaşırken, İngiltere ve Fransa’nın da askeri harekatına karşı çıktı. Beklenmedik gelişme, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin çok ender görülebilecek bir kararla Mısır’ı desteklemesi oldu. Eski sömürgeci iki güç ve İsrail bu nedenle hedeflerine varamadılar, İngiltere-Fransa’nın Süveyş Harekatı, aslında Avrupalı sömürgeci güçlerin zamanının dolduğunu ve yerlerine iki kutuplu bir dünyanın ABD-Sovyetler ekseninde geldiğini gösterdi.)

BEN GURION KANALI VE İSRAİL’İN YENİ STRATEJİSİ…

Israel canal plan

BEN GURION KANALI olarak adlandırılan proje kanalın tarihi, İsrail’in kuruluş tarihine kadar uzanan yapı taşıyor. İsrail’in eski cumhurbaşkanlarından Şimon Perez’in 1993 yılında yayınlanmış “Yeni Ortadoğu başlıklı kitabında da geniş yer verilen stratejik yatırım.

ABD, gerçekte, İngiltere ve Fransa’ya Süveyş’te destek olmamıştır ama kanalın çevresinde yaşanılan askeri gerginlik, bu ülkeyi, SÜVEYŞ KANALI’NA ALTERNATİF YENİ BİR KANA İÇİN ÇALIŞMAYA da yöneltmiştir.

1952 yılında kurulmuş Soğuk Savaş yıllarında Amerikan hükümeti için çok önemli çalışmalar yürütmüş Lawrance Livermore Ulusal Laborutavarı (günümüzde Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı) tarafından 1963’te yayınlanan memorandum, bu alternatif kanalın, Ürdün’e ait Kızıldeniz’deki Akabe Körfezi’nden başlayıp, İsrail’in Necef Çölü boyunca sürerek Akdeniz’e ulaşmasını öngörüyor.

Bu proje ilk şekillendiğinde Ortadoğu Arap milliyetçiliğinin yükseldiği, büyük Arap devletlerinde Sovyet yanlısı rejimlerin yer aldığı bi coğrafyaydı ve ABD, projenin stratejik hedeflerine zarar verebileceğini düşündü.

Oysa bugün Ürdün, İsrail ile yakın diplomatik ilişkisi olan bir devlet ve son Abraham Anlaşmaları özellikle Birleşik Arap Emirlikleri-İsrail Stratejik İttifakı’nın belirleyici kimlik kazanmasına neden oldu.

BAE-İsrail İttifakı’nın Yemen iç savaşını bahane ederek, deniz ticaret yolları açısından büyük bir stratejik öneme sahip olan Kızıldeniz trafiğini kontrol eden SOKOTRA ADASI’na açıkça el koymuş olmasının bir planın önemli parçası olduğunu giderek belli oluyor.

Birleşik Arap Emirlikleri ve “Bir Yol bir Kuşak” projesi çerçevesinde sürekli alternatif yollar arayışındaki Çin’den gelecek para ve inşaat teknolojisinin kara yolculuğunun hemen tamamı insansız ve düz Necef Çölü’nde gerçekleşecek bu kanalı çok kısa bir zamanda ortaya çıkartabileceği de ifade ediliyor.

MISIR'DAN KRİTİK HAMLE - Önemli Analizler ve Son gelişmeler

Mısır’daki Sisi rejimi, ülkenin toprağı olarak kabul edilen Akabe Körfezi’nin hemen girişindeki Tiran ve Sanafir adalarını Suudi Arabistan’a 2017 yılında devretti. Adaların devri, Suudi Arabistan’a Akabe Körfezi giriş çıkışlarında tam kontrol hakkı verdi. Aynı zamanda, Suudi Arabistan’a da Süveyş’e alternatif bir kanal konusunda belirleyici güç aktardı.

Bu kanalın önümüzdeki 10 yıl içinde hayata geçmesinin Mısır’ın sonu, özellikle zaten fakirlik içinde çırpınan Mısır halkı açısından büyük bir ekonomik yıkım olacağı da biliniyor.