FETÖ’NÜN YENİ HEDEFİ: İLHAM ALİYEV…

Washington’daki neo-con/siyonist lobinin tetikçi kalemi, FETÖ destekçisi Michael Rubin, son yazısında Aliyev’i, Saddam Hüseyin’e benzeterek, “kanlı diktatör” ilan etti. Yazı, BAE-İSRAİL İTTİFAKI’nın TÜRKİYE-AZERBAYCAN İTTİFAKI’na açık tepkisi olarak değerlendirildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’daki neo-con/siyonist lobinin kalemşörü olarak adlandırılan American Enterprise Institute uzmanlarından Michael Rubin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i doğrudan hedef aldı.

Rubin, nationalinterest.org sitesinde yer alan AZERBAYCAN’IN ALHİM ALİYEV’İ YENİ SADDAM HÜSEYİN Mİ? başlıklı yazısında, İlham Aliyev’i bir dönem Irak’ı kanlı rejimle yönetmiş ve Amerikan-İngiliz işgaliyle devrilip idam edilmiş Saddam Hüseyin’e benzetti.

Rubin, yazısının başında 12 Nisan’da Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından Bakü’de açılan ve Dağlık-Karabağ savaşında ele geçirilen Ermeni savaş malzemelerinin sergilendiği ZAFER PARKI’na dikkat çekti

Rubin, cephede ölmüş Ermeni askerlerinin miğferlerinin sergilendiği bölümde Aliyev’in çekilmiş fotoğrafından yola çıkarak, dünyanın yeni bir Saddam Hüseyin ile karşılaştığını savundu. Çünkü Rubin’e göre, Saddam da, İran-Irak Savaşı’nda hayatını kaybetmiş Iraklı askerlerin anısına 1989’da yaptırdığı Zafer Anıtı’nda da İranlı askerlerin miğferini kullanmıştı…

Swords of Qādisīyah (7112414819).jpg

Rubin’in yazısındaki “zorlama benzetmeler” bununla kalmadı, Saddam Hüseyin’in bir azınlık olarak Kürtlere dönük katliamlarıyla Aliyev’in “Ermeni soykırımı yoktur” açıklamalarını bir tuttu, hatta, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın yıllarca Saddam Hüseyin’i pragmatik-ılımlı değerlendirmesi gibi bugün de aynı hatanın yapıldığını savundu.

Rubin, 1980’li yıllarda Irak’ın Washington Büyükelçisi Nizar Hamdun’un evinde, Yahudi kökenli siyasetçiler ve İsrail yanlısı politikacıların “zengin menülü/gösterişli” ziyafetlerde ağırlandığını hatırlatarak, “Saddam’ın büyükelçisinin bu davetlerine katılanların aynıları şimdi Washington’daki Azerbaycan Büyükelçisi’nin “havyar partilerine” katılıyorlar dedi.

BAE+İSRAİL NEDEN RAHATSIZ?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İsrail ile en dengeli ilişkiyi kurmuş bir devlet adamı olarak tanınıyor. Uzun yıllardır, İsrail Azerbaycan’dan petrol alıyor, buna karşılık yüksek miktarda mal satıyor, iki devlet ayrıca, SAVUNMA SANAYİ VE TEKNOLOJİSİ ALANINDA da çok yakın işbirliği içindeler.

Dağlık Karabağ Savaşı’nda Türk SİHA’larının yanında İsrail ürünleri de yer aldı, ayrıca, Azerbaycan ordusu İsrail yapımı füze savunma sistemlerini kullandı.

Azerbaycan'da heyecan dorukta!

Bununla birlikte, Dağlık Karabağ Savaşı’nın Türkiye-Azerbaycan İttifakı’nda güçlenme oluşturduğu hatta, “BİR MİLLET İKİ DEVLET” anlayışı için Azerbaycan ordusunun Bakü’de gerçekleştirdiği ZAFER YÜRÜYÜŞÜ’ne Türk Silahlı Kuvvetleri de katıldı.

Savaş boyunca Michael Rubin, siyonist lobinin kaygıları doğrultusunda “İlham Aliyev Washington’da güçlü olmak istiyorsa bir an önce Türkiye ittifakından kurtulmalı, Erdoğan ile ilişkisini sonlandırmalı” yazıları yazdı.

Hatta 30 Kasım 2020’de bu iddialarını BU AZERBAYCAN’IN SONU MU? başlıklı yazıda Aliyev’in Ermenistan karşısında zafer kazandığını buna karşılık ülkesinin egemenliğini kaybettiğini çünkü Rus ve Türk askerlerinin artık Azerbaycan topraklarından gitmeyeceklerini, Azerbaycan’ın esir devlet olmaya zorlanacağını bile dile getirdi.

BİR NUMARALI FETÖ DESTEKÇİSİ

Michael Rubin kimdir, ne iş yapar? Twitter'da neler söyledi

Michael Rubin, 15 Temuz saldırısından altı ay önce “Türkiye’de darbe olabilir” yazısıyla tartışmalara konu olmuş bir isim. Özellikle 15 Temmuz sonrasında ABD adına bir darbe gerçekleştirmeye çalışan FETÖ’ye olan desteğiyle dikkat çekti.

Darbe girişiminin hemen ardından kaleme aldığı “Neden Türkiye’deki darbe ümit anlamına gelebilir” başlıklı yazısında açıkça kanlı girişiminin Türkiye için “iyi bir şey” olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetten “ancak bu şekilde kurtulmanın mümkün olduğunu” savunan Rubin’in “darbeci” tavrına ciddi eleştiriler geldi.

2010 yılında “Gülen, Humeyni gibi Türkiye’ye dönebilir” diyen Rubin’in İlham Aliyev’i de İSRAİL+BAE İTTİFAKI’nın emirleri doğrultusunda hedefe oturttuğu belirtiliyor.

Rubin, bir BAE+İSRAİL kuruluşu olarak değerlendirilen merkezi Washington’daki Demokrasileri Savunma Vakfı’nın da önde gelen yazarlarından biri ve bu vakıf, 17-25 Aralık ile 15 Temmuz saldırılarının ana karargahı olarak değerlendiriliyor.