CEM GÜRDENİZ’DEN ELEKTRONİK KELEPÇEYE TEPKİ…

Emekli amiral Cem Gürdeniz, kendisi ve diğer emekli amirallere elektronik kelepçe takılmasıyla ilgili olarak “Bu kelepçe Türkiye’deki fikir hürriyetine, Mavi Vatan’a ve 83 milyona takıldı. Biden Mavi Vatan’da baskı uyguluyor…”dedi.

Emekli amiral Cem Gürdeniz, kendisiyle beraber gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan amirallere elektronik kelepçe takılmasıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

İnfaz memurları, cihazın takip siteminin bozuk olması nedeniyle elektronik kelepçeyi takamazken, emekli amiral Cem Gürdeniz“Bu kelepçe Türkiye’deki fikir hürriyetine, Mavi Vatan’a ve 83 milyona takıldı” dedi.

Cumhuriyet’ten Leyla Kılıç’ın haberine göre, yaşananların ancak Yunanistan’ı ve Türkiye düşmanlarını mutlu edeceğini söyleyen Gürdeniz, “Yaşanan süreç hukuksuz ve bir an önce sonlandırılmalı. Basit bir basın açıklamasından olayın bu seviyelere gelmesi Türkiye’nin önemli yanlışlarından biridir. Türkiye bu olayları yaşamamalıydı. Basit bir iletişim kazası bu boyutlara getirilmemeliydi. Bu olay acilen sönümlenmeli. Yapılan büyük bir haksızlık ve hukuksuzluk. Türkiye, bu hukuk hatasından acilen kurtulmalıdır. Türkiye’nin denizdeki rakipleri çok mutlu. Yayın organlarında da bunu üzülerek görüyoruz” diye konuştu.

Avukat Erol: İtiraz ettik

Emekli amirallerin avukatı Şule Nazlıoğlu Erol da kelepçe uygulamasının mahkeme kararında yer almadığını yineleyerek, “Usulü mahkeme belirlemeli. Burada savcılığın ifrata kaçtığını görüyoruz” dedi. “Amirallerimizin tamamına elektronik kelepçe takılmadı” diyen Erol, “Gürdeniz dahil tüm amirallerimiz için itirazlarımızı bildirdik. Gürdeniz’e olduğu gibi Ali Sadi Ünsal’ın evine yetkililer 2 kez gitti. Teknik sorundan dolayı takılamamış. Elektronik kelepçe bile haksızlığı kabul etmiyor. Ünsal için de ayrıca itirazda bulunduk çünkü rahatsızlığından dolayı onun İstanbul’da devam eden tedavisi var. İstanbul’a gidip gelmek zorunda” dedi. 

AYTUNÇ ERKİN: KELEPÇE TAKILDIĞINDA ORADAYDIM

rengin Gürdeniz (@rengin1964) | Twitter

Kelepçenin takılmak istendiği anda Gürdeniz’in yanında olan Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, o anları köşesinde anlattı.

“İnfaz memurları diğer amirallere uygu­lanan elektronik kelepçeyi Cem Gürdeniz’e de takmak için gelmiş­ti ve kelepçenin takıldığı, tutana­ğın imzalandığı ana şahit oldum” diye yazan Erkin, “Ancak… Mavi Vatan’a kelepçe tutmadı. GPS dört ayrı denemeye rağmen bir türlü uyum sağlayama­dı ve memurlar kelepçeyi söküp gitmek zorunda kaldılar” ifadelerini kullandı.

Erkin’in yazısının devamı şöyle:

Gürdeniz’e, “10 yıl sonra yine hedeftesiniz. Ne hisse­diyorsunuz?” sorusunu yönelt­tim: “Dikkatimi çeken en önemli husus şu: 10 yıl önce, ABD’de, Obama iktidarı döneminde, Ergenekon ve Balyoz süreç­lerine ismim eklenmiş ve 30 Ağustos 2012’de tümamiral rütbesinde tasfiye edilmiştim. En büyük suçum, Türkiye’nin deniz jeopolitik çıkarlarını ko­ruyan başta Mavi Vatan olmak üzere Karadeniz ve Akdeniz’de pek çok stratejik hamlenin fikir ve isim babası olmamdı. O dönemde hegemonya, FETÖ ile içerideki işbirlikçileri sayesinde beni ve pek çok kıymetli silah arkadaşımı 3.5 yıl Hasdal-Silivri’de tuttu. Ailelerimizle beraber büyük bedeller ödedik. Ama yılmadım. Bugüne kadar Mavi Vatan ve deniz jeopolitiği üzerine 7 kitap, 500 makale, 400’e yakın konfe­rans ve söyleşi yaptım. Devlete ve halka Mavi Vatan’ı öğrettiğimi inanıyorum. Artık Türkiye kaçınılmaz ve geri dönülmez bir şekilde 21’inci yüzyıl jeopolitiğinde Mavi Vatan’ı ve denizi en üste yerleştirmek mecburi­yetindedir. Bu bir seçenek değil kaderdir.”

BİDEN YÖNETİMİ BASKI YAPIYOR

10 yıl sonra yani bugün ne oldu? Cem Gürdeniz net ko­nuştu: “Bu kez Biden hükümeti devreye girdikten kısa bir süre sonra Türkiye’ye büyük baskı uygulandığını ve bu baskı alan­larının başında da başta Doğu Akdeniz, Ege olmak üzere Mavi Vatan’ın olduğunu görüyorum. Bu çerçevede, basit bir emekli amiraller açıklamasından büyük fırtınalar kopartıldı. Neredeyse 10 yıl önceki FETÖ döne­mini hatırlatacak şekilde bir linç kampanyasıyla Montrö tartışması üzerinden aslında Mavi Vatan’ın hedef alın­dığını gördüm. Geçen hafta Atalanta isimli Fransız gemisinin Doğu Akdeniz’deki yetki alanımız içine küstahça girmesi, bu süre­cin test edilmesinden başa bir şey değildir.”

YUNAN MEDYASI VE FETÖ SEVİNDİ

Mavi Vatan’ın isim babası Gürdeniz’e “Bileğinize bu­gün kelepçe takılıyor. Bugün burada, benim yerimde bir Yunan gazeteci olsaydı hangi manşeti atardı?” sorusunu yönelttim: “Gözaltına alındığım gün manşeti attılar zaten! Yu­nan medyasının manşetleri şöyleydi: Mavi Vatan battı, Amiral battı. Küçük düşürücü ifadelerle, benim amiral ünifor­malı resmimin yanına, hapiste düşünen adam grafiği koydular ve mutluluklarını dile getirdiler. Aynı mutluluğu FETÖ sitelerinde aynı heyecanla tekrarlandı­ğını gördüm. Demek ki doğru bir iş yapmışım. Bunun bedeli, 10 yıl önce Balyoz bugün de bir imza! Demek ki Mustafa Kemal’in amirali olduğumu ispat etmişim. Yunanistan benim tut­saklığımdan mutlu oluyorsa doğru taraftayım.”