ALMANYA CAMİ’DEKİ “TÜRKİYE ETKİSİNE” KARŞI ATAKTA…

Almanya’da Almanca İmam Eğitimi Verecek “İslam Koleji” Açıldı. GEREKÇE: Giderek artan oranda bir grup, dini meselelere başka ülkelerin karışmasını arzulamıyor”

BERLİN — Almanya’da ilk kez Almanca imam eğitimi verecek “İslam Koleji” açıldı. Ülkede son yıllarda Müslüman din görevlilerinin yurt dışından gelmesi tartışmalara neden olurken Almanya İçişleri Bakanlığı ve Aşağı Saksonya Eyaleti Bilim Bakanlığı tarafından 5 yıllık süre için 5,5 milyon Euro’yla finanse edilen “İslam Koleji”, Almanya‘da görev yapacak başta imam olmak üzere din görevlileri yetiştirecek.

Osnabrück Üniversitesi’nin çatısı altında kurulan kolejde ilk aşamada 30 öğrenci eğitim alırken, iki yıl sürecek eğitimde tilavet, tefsir, fıkıh gibi derslerin yanı sıra siyasal, sosyal ve toplumsal bilgiler de aktarılacak. Aralarında 6 kadının da bulunduğu öğrenciler mezuniyetlerinin ardından camilerde Almanca vaaz verecek, ayrıca hastane ve hapishane gibi yerlerde manevi dini rehberlik yapabilecek. Daha önce Almanya’da ya da başka bir ülkede ilahiyat okumuş öğrencilerin kabul edildiği kolej tarafından yapılan açıklamada, kadın öğrencilerin de cami imamlığı yapabilecek şekilde eğitilecekleri, ancak ileride camilerde görevlendirilmeleri konusunda cemaatlerin karar vereceğini belirtildi.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği projeye mesafeli yaklaşıyor

Kolejin destekçileri arasında Müslümanlar Merkez Konseyi, Boşnak İslam Toplumu Derneği ve Faslılar Merkez Konseyi bulunurken Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve Milli Görüş gibi üye sayısı kabarık cemaatler “İmam eğitimi devletin değil, cemaatin vazifesi” gerekçesiyle, Almanca imam kolejine mesafeli yaklaşıyor.

Kolejin Mütevelli Heyeti Başkanı, eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, eğitimin başlaması nedeniyle yaptığı açıklamada “İslam Koleji Müslümanlar’a yönelik ve onlara eşit haklar tanımayı hedefleyen bir girişim. Birçok cemaatte, özellikle genç göçmen Müslümanlar, yaşadıkları ülke olan Almanya’nın dilinde vaaz dinlemek istiyorlar. Ayrıca giderek artan oranda bir grup, dini meselelere başka ülkelerin karışmasını arzulamıyor” şeklinde konuştu.

Duisburg, Almanya

3 milyonu Türkiye kökenli yaklaşık 5 milyon Müslüman’ın yaşadığı Almanya’da, başta Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer olmak üzere bir dizi siyasetçi, din görevlilerinin maaşının başka devletlerce ödenmesinin imamları “tesir altında bıraktığını” ve yabancı hükümetlerin camiler üzerinden “siyasi nüfuz kurduğunu” savunuyor. Bu konuda eleştirilerin odağındaki kuruluşsa Diyanet’e bağlı olarak çalışan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB). DİTİB’in Almanya’da bine yakın camisi bulunuyor. Bu camilerde büyük kısmı Türkiye’den atanan ve maaşları Diyanet tarafından ödenen yaklaşık 1100 imam görev yapıyor.

Söz konusu imamlar ortalama dört yıl görev yaptıktan sonra Türkiye’ye dönüyor. DİTİB’e bağlı imamların Almanca bilmedikleri ve cemaatin Almanya’ya uyumuna katkı sağlamadıkları iddiaları üzerine, Almanya İçişleri Bakanlığı yurtdışından gelecek din görevlileri için Almanca bilme zorunluluğu getirmişti.

Ülkedeki en büyük dini cemaati oluşturan DİTİB’in Dış İlişkiler Müdürü Zekeriya Altuğ, yeni kurulan koleje destek vermemelerini, “Bu tür projelerde devlet müdahil oluyor veya devlet bazı dini akımlara destek veriyor görüntüsü, Almanya’nın seküler yapısı ve anayasasını ihlal edici bir durumdur. Bu da toplumsal olarak problemli bir mesaj vermektedir. Biz böyle bir proje içinde bulunmayı uygun görmüyoruz” şeklinde gerekçelendirmişti.

DİTİB geçen yıl Ocak ayında kendi çatısı altında bir akademi oluşturarak, 22 kişinin katılımıyla iki yıllık Almanca imam eğitimine başladı.

Almanya’da siyasi çevrelerle DİTİB arasında son yıllarda gerilimli bir ilişki var. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra DİTİB camilerinde görevli bazı imamların, FETÖ’cü olduğu iddiasıyla bazı cemaat üyeleri hakkında Ankara’ya bilgi notları göndermesinin ortaya çıkması, 2018 yılında da bazı DİTİB camilerinde düzenlenen Çanakkale müsamerelerinde, çocuklara asker üniformaları giydirilip, oyuncak silahlarla savaş sahneleri canlandırılması kamuoyunda tepkiye neden oldu. Ardından çok sayıda eyalet DİTİB’le olan ortak çalışmaları durdururken, birliğin projelerine teşvikler de kesildi.