KANAL İSTANBUL: “Geçiş garantisi” tartışması…

KANAL İSTANBUL’un yapımında tercih edilen Yap-İşlet-Devret sistemi çerçevesinde bir özel şirkete yaptırılan fizibilite çalışmasında yer alan devlet hazinesi garantili “gemi geçiş rakamları” dünyada gemi tonajlarının arttığı, gemi sayısının azaldığı bir dönem için gerçekçi bulunmadı.

Yapım tartışmaları süren KANAL İSTANBUL’a devlet garantisi, 20 Mart 2021 günü RESMİ GAZETE’de yayınlanan bir kararla verildi.

Resmi Gazete’de, Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun’a geçici madde eklendi. Eklenen madde ile birlikte Kanal İstanbul Projesi’ne devlet garantisi verildi.

Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun’a geçici madde eklendi. Resmi Gazete’de yayımlanan geçici maddeye göre Kanal İstanbul Projesi’ne de devlet garantisi verildi.

Kanuna eklenen maddede, “15/3/2020 tarihinden sonra ihalesi yapılmış ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış, yurt dışından finanse edilmesi planlanan yap-işlet-devret projeleri kapsamında, 11/A maddesi uyarınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenim anlaşmalarına, ilgili idarenin borç üstlenim anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde, 4749 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 8/A maddesi hükümlerine tabi olmaksızın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da taraf olabilir” ifadeleri kullanıldı. 

FİZİBİLİTE RAPORUNDA YER ALAN GARANTİLER

KANAL İSTANBUL’un yapımında kamu-özel sektör işbirliğini öngören bu devlet garantisi kararından sonra Ulaştırma Bakanlığı’nın, konuyla ilgili fizibilite çalışması için YÜKSEL PROJE ŞİRKETİ’ni görevlendirdiği belirlendi.

Yüksel Proje’nin hazırlamış olduğu 500 sayfalık KANAL İSTANBUL FİZİBİLİTE raporunun detayları SÖZCÜ Gazetesi yazarı ÇİĞDEM TOKER tarafından beş günlük dizi yazı formatında kamuoyuna aktarıldı.

ÇİĞDEM TOKER’in, 12 Nisan 2021 tarihli, “Kanal İstanbul Garantileri” başlıklı yazısında devlet garantisiyle ilgili olarak, 1- Fener ve Kurtarma Tahlisiye Ücretleri, 2. Kılavuz Hizmet Ücretleri, 3. Romörkör Hizmet Ücretleri bilgisi yer aldı.

Fizibilite raporunda 2026 yılından itibaren KANAL İSTANBUL’dan geçecek gemilerin sayısı şöyle öngörüldü:

İşte Kanal İstanbul'u işletecek şirkete verilecek garantiler! - Gerçek  Gündem

Devletin resmi kaydına geçmiş fizibilite raporunda yer alan bu öngörüler uzmanların itirazına ve kamuoyunda tartışmaya yol açınca, Toker, 14 Nisan 2021 tarihli “68 bin gemi nereden çıktı?” başlıklı yazısında aynı raporda yer alan şu görüşlere de dikkat çekti.

“Kanal İstanbul’dan geçebilecek maksimum gemi adedi 68.000’dir Kanal İstanbul 68.000 gemi kapasitesine ulaşana kadar İstanbul Boğazı’nın tüm trafiğinin kanala aktarılacağı öngörülmüştür. Kanal İstanbul’dan geçen gemilerden alınacak ücretler, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Boğazlardan aldığı ücretler baz alınarak hesaplanmıştır.

Ancak, uluslararası bir anlaşmaya tabi olması düşünülmeyen Kanal İstanbul’dan uygulanacak tarifeler farklı olabilecektir. Bu husus, yapım ihalesinin YİD ile gerçekleştirilmesi durumunda, hazırlık döneminde istekliler, gelir ve giderleri revize edilebilecektir. Dolayısıyla bu rakamlar, gemilerin bekleme süreleri göz önünde bulundurulduğunda Kanal İstanbul’a yönelmeleri durumunda, tarife farkının Boğazlar’dan farklı olabileceği de göz önünde bulundurulabilir.”

ÇAVUŞOĞLU: BOĞAZ TRAFİĞİNİ KANAL İSTANBUL’A YÖNLENDİREMEYİZ…

SON DAKİKA HABERİ: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Yunanistan ile tüm  sorunlarımızı konuşmaya hazırız | NTV

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 15.Nisan.2021 günü NTV’de yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Montrö uygulamaları ve KANAL İSTANBUL hakkında şunları söylemişti.

“Türkiye Montrö kurallarını harfiyen uyguluyor. Bundan da Rusya ve başka bir ülkenin endişesinin olmaması lazım. Montrö’ye göre bunların sınırlaması belli. Boğazdan 15 bin tonu ve 9 gemiyi geçmemesi gerekiyor. Bu kurallar çerçevesinde geçişler oluyor. Rusya ve başka bir ülke bu konuda Türkiye’yi suçlayamaz, bu doğru değil. Ne gerekiyorsa onu uyguluyoruz”.

“Kanal İstanbul tartışması farklı. Bunun Montrö ile bir ilgisi yok. Boğazlardan geçişi ve Karadeniz’de kalış süresi belirlenmiş. Geminin geçmesi değil, tonaj ve kalacağı gün önemli. Kanal İstanbul açıldığında ticari gemilerin buradan geçmesi ücretli olabilir. Bu Montrö’yü ihlal anlamına gelmez. Kanal İstanbul açıldığında güvenli olduğu belgelenirse, şu an boğazdan geçemeyen buna uygun gemilerin de geçmesi gündeme gelecek. Boğazdan geçen gemileri zorla buraya yönlendirmediğimiz sürece Montrö’yü ihlal söz konusu değildir.”

“DÜNYADA GEMİ SAYISI AZALIYOR…”

Ekonomi yazarı/TV programcısı Emin Çapa, KIYI EMNİYETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nün resmi rakamlarına dayanarak fizibilite raporunda yer alan raporların gerçekçi olmadığını, bu tür bir uygulama ile KANAL İSTANBUL’un maliyetinin çok büyük bölümünün hazine kaynaklarından ödenmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürdü.

Çapa’nın açıkladığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nun İSTANBUL BOĞAZI’NDAN GEÇEN RAKAMLARI şöyle:

2007 yılı…. 56.606 (2007 yılı İstanbul Boğazı gemi geçiş rakamlarında rekor olarak kabul ediliyor) 2010 yılı… 50.871/ 2015 yılı… 43.544/ 2019 yılı… 41.112/ 2020 yılı… 38.404.

Çapa, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemi sayısının her yıl azalmasının nedeninin gemi taşımacılığında değişen tercihler olduğunu belirterek, “Artık gemilerin sayıca azaldığı ama tonajının çok büyüdüğü bir dönem yaşıyoruz, tersanelerde şu anda dev gemiler yapılıyor, bunun nedeni, büyük gemiler ile taşımacılığı yaparak maliyetleri en aza indirme çabası… Bu nedenle, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemi sayısı artmayacak, aksine bugünkü rakamlardan da daha aşağıya inecek, eğer devlet fizibilite raporunda yer alan rakamlarla bir anlaşma yapıp, garanti verirse, bu kez inşaat firmalarına GEÇMEYEN GEMİLERİN ÜCRETLERİNİ ÖDEMEK ZORUNDA KALACAK…” dedi.